Belki uygun olmayacak bayrama, ama bir yere kadar sabır da.
Hiç kimse bir insana akrabaları kadar yakın ve yine akrabaları kadar uzak olamaz. Kimse sizi onlar kadar iyi ve onlar kadar az anlayamaz.
Akrabalarınız normal şartlarda sizi seven, sizinle vakit geçirmekten mutlu olan, iyiliğinizi düşünen, siz sevinince sevinen, siz üzülünce üzülen, derdiniz varsa çözüm için uğraşan, düştüğünüzde el uzatan kişilerdir. Dostunuz bile olmaz yanınızda bu kadar, eğer ki başınıza bir şey gelse, ilk koşan onlar olur, çünkü arada kan bağı var. Böyle akrabaya can kurban, siz de aynı şekilde karşılık verirsiniz, çünkü sizde onları çok seversiniz.
Bir de vardır akraba görünümlü akbabalarınız, size diş bileyen, arkanızdan iş çeviren, bir açığınızı dedikodunuzu yapmak için gözleyen, kendini övmekle bitiremeyip sizi sürekli eleştiren, arkanızdan sürekli hakaret edip arsızca yüzünüze gülen akbabalarınız. Düşmanlarınız bile böyle pusu kurmaz size, adeta beklerler karanlıkta sinsice.
Siz belki düşünürsünüz, akrabanızdır diye, bir şey söylemezsiniz tatsızlık olmasın diye, onlar bundan cesaret alır ve daha çok saldırır, çünkü suskunluğunuzu yanlış anlamaktadır.
Ama sabır da bir yere kadar. Bir yerden sonra ağzını açarsınız, karşılığında derin bir şokla karşılaşırsınız. Akbabanız öyle bir davranır ki sanki yerden göğe kadar haklıdır kendisi. Bundan sonra durmaz tabi, çekiştirmeye devam eder sizi. "Bana şunu dedi, şöyle davrandı." gibi. Ama dert değildir artık, çünkü öğrenmiştir artık iki yüzlülüğünün bilindiğini.

~ 9 yorum: ~
at: 22 Eylül 2009 18:07 dedi ki...
Valla çok haklısın bir şey diyemezsin dersen kıyamet kopar malesef :(
at: 22 Eylül 2009 18:24 dedi ki...
Aynen, ama bazen taşıyor insanın sabrı ve ağzına geleni diyorsun, kopsa da kıyamet en azından sen rahatlıyorsun.
at: 22 Eylül 2009 19:03 dedi ki...
Yedi kat el daha yakındır akrabalardan. :) böyle bir söz duymuştum ama olur mu hiç öyle şey demiştim, gerçekten de sözün geçerliliği varmış buna inandım. Tam da bugünkü meselemiz bizimde buydu. Üstüne yazını okudum haklısın yani demekten başka sözüm yok. :) Bu arada bayram bitti gibi birşey ama yine de hayırlı bayramlar dilerim. :)
at: 23 Eylül 2009 09:37 dedi ki...
Anlaşılan hemen herkesin var böyle akbabaları NeSTaL. Bayram da bitti şuan itibariyle, ama olsun geçmiş bayramın kutlu olsun. :)
at: 24 Eylül 2009 02:26 dedi ki...
kerim böyle durumlarda senin doğuştan gelen savunma taktiğin çok işe yarıyor :))) uyguladım gördüm :))))
ama bir sorun var o da şu: kesin çözüm olmuyor ama rahatlatıyor :)))
KAZIM
at: 24 Eylül 2009 02:28 dedi ki...
ayrıca kerim sorun çıkmazsa blog açmayı düşünüyorum adını LEGENDARY koymayı düşünüyorum nasıl :)
at: 24 Eylül 2009 11:49 dedi ki...
Aynen Kazımım, artık kendi yöntemlerimi uygulayacağım bu akbabalar üzerinde. :)
Sen blog aç ben de elimden geldiğince destek olayım, yeter ki aç sen. :)
at: 26 Eylül 2009 12:59 dedi ki...
SELAM ÖNCELİKLE GEÇMİŞ BAYRAMIN KUTLU OLSUN..BU AKRABALIK YAZISINDA HEM FİKİRİM..BUNA BENZER BİR OLAYI RAMAZAN DA HİÇ TASVİP ETMEDİĞİM BİR TARTIŞMA OLAYI YAŞADIM HAYRETLER İÇİN DE KALDIM VE ASLINDA BİLDİĞİM İKİYUZLULUĞUNUN SU YÜZÜNE ÇIKTIĞINA TEKRAR TEKRAR ŞAHİT OLDUM :(
at: 26 Eylül 2009 16:33 dedi ki...
Evet maalesef benzer iki yüzlülükleri ben de yaşıyorum ve her defasında hem arkamdan konuşup hem de nasıl yüzüme gülebildiklerine de şaşırıyorum.
Yorum Gönder