Daha geçenlerde, mimle alakalı kabuslar görüyordum. Kabuslarımda kimse beni mimlemiyordu. Blog camiasında bana karşı bir birlik oluşmuştu. Üstelik kabusumun birinde Bülent Arınç, Kılıçtaroğlu taklidi yapıyor, Kılıçtaroğlu ise genel aftan bahsediyordu. Kan ter içinde uyandım, ama sonra fark ettim ki son iki olay kabus değil gerçeğin ta kendisiymiş. :) Ama Allah'tan mim kabusu gerçek değilmiş, sadece ben mimlenmiyormuşum (kelimeye bak be).
Neyse ki Agresif Pollyanna beni bu dertten kurtardı. Kendisine teşekkürlerimi sunar, mimi cevaplamaya başlarım.
Neyse ki Agresif Pollyanna beni bu dertten kurtardı. Kendisine teşekkürlerimi sunar, mimi cevaplamaya başlarım.
1-Lakabın var mı varsa nedir ?
Yok lakabım, bana lakap takana da fena takarım, hatta kafa atarım, bu yüzden lakapsızım. :)
2-Son zamanlarda diline dolanan şarkı ?
Hıım, bakalım Serdar Ortaç'ın "Poşet" (isme bak ya) şarkısı var, ... aşk gidene acımak mı ...
3-En son neye - kime aşık oldun ?
Ah ah, sormayın tam aşık oluyordum, ümitlerimi kırdı zalim kız. :(
4-En son okuduğum kitap/film ?
Kitap Cahit Koytak'ın "Yoksulların ve şairlerin kitabı", film ise "Solomon Kane".
5-Son zamanlarda en çok özlediğin...
Çay, çay ve yine çay. Ramazan sebebiyle çaya kapalıyız da. :)
6-Bir günlüğüne ünlü biri(oyuncu-şarkıcı-politikacı) olma hakkı tanınsaydı kim olurdun ?
Atatürk olsam ya, bir günlüğüne de olsa ülkeyi belki düzeltirdik azıcık.
7-Yarın sabah ilk planın ?
Uyanmak, cidden ilk planım bu :)
8-En sevdiğin huyun ?
Hiç huylanmam ve bu huyumu çok severim. :) Yok yok en sevdiğim huyum meraklı oluşum.
9-Şuan ki mesleğinde - bölümünde olmasan ne olurdun ?
Psikolog, ah ah ömrümce bunu istedim ve istemeye devam edicem.
10-Okurken en zevk aldığın 3 Blog ?
Bu aralar okuyamıyorum demek doğru olur, zira kimsecikler yazmıyor, yazan kişi sayısı iyice azaldı. Hem üç kişi desem diğer okuduklarıma ayıp, aaa o geçen Çevre bakanı mı? Yakalayın. :)
Şimdi mimleme vakti, daha sık yazmasını istediğim Kırmızılı, yeni tanışıp kaynaştığım Doğuhan Fidan, eski tanıdıklardan Ufuk Canlı ve Cannur Daşkıran.
Bu mim benden size geliyor, evet
... aşk gidene acımak mı ... 

~ 7 yorum: ~
at: 2 Eylül 2010 16:31 dedi ki...
Mimi yarın (3. Eylül 2010) cevaplayacağım, çünkü bugün başka bir yazı yazdım :( :). Yarın da sade temana başlıyorum *heyecan* :D.
at: 2 Eylül 2010 16:39 dedi ki...
O bu güzel haber, tema, tema :D
at: 2 Eylül 2010 18:21 dedi ki...
Ooo... Mim gelmiş!
Aaa... Cevaplanmış!
http://ufukcanli.blogspot.com/2010/09/bi-saniye-doktor-bey-mimlendim.html
;)
at: 2 Eylül 2010 18:23 dedi ki...
Gayet güzel olmuş :)
at: 24 Eylül 2010 18:03 dedi ki...
Adımın geçmesi ne güzel Kerim abi :) Çok teşekkür ederim ama ben hala Mim'in ne demek olduğunu kavrayamadım.. :/ yazmaya çalıştım ama ne yazacağımı bilmiyorum? :( Mim'e cevap olarak ne yazmam gerek? daha sonra mimlemek / mimlenmek için ihtiyacım olacak bir bilgi ondan soruyorum :)
at: 24 Eylül 2010 19:27 dedi ki...
Cannur, mim blogcuların bir paslaşması diyebiliriz. Bundaki amaç okuyuculara başka blogları tanıtmak.:)
Öncelikle her mimin kendine ait bir konusu var, tıpkı yukardaki mimde olduğu gibi. Her mimlenen blog yazarı blogunda, önce o mimin kimden geldiğini, daha sonra mimin içeriğini ve son olarak da mimi kime ya da kimlere gönderdiğini yazar.
Senin yapman gereken de yukarıdaki sorulara kendi cevaplarını vermek ve mimi bir ya da birkaç bloga paslamak. Böylelikle senin okuyucuların da yeni bloglar tanımış olacak. :)
at: 25 Eylül 2010 16:00 dedi ki...
Geç olduğunu biliyorum ama Mim'in ne demek olduğunu şimdi öğrendim ve öğrenir öğrenmez hemen yazımı yazdım. http://cannurdaskiran.com/2010/09/bende-mimlendim/ Çok teşekkür ederim Kerim abi, Mim'lenmek çok güzelmiş ^^
Yorum Gönder