Medyanın etkileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Medyanın etkileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ne İçin Yarışmak?




Her akşam pek çok televizyon kanalında yarışma adı altında çeşitli programlar yayınlanıyor ve insanlar bu programları seyrediyorlar. Yarışma programları birden fazla kişinin belli bir konuda ve belli bir ödül için bir birleri ile mücadele etmeleridir. Bu mücadeleler bilgi ve/veya beceri alanlarınında olur, ancak son yıllarda bu anlayış giderek değişti ve insanlar bir birleri ile farklı kulvarlarda yarışır hale geldiler. Tabi ki seyredenleri eğlendirirken onlara bir şeyler öğreten yarışmalar da halen var, ancak sayıları çok az.

Şimdi gelin, yarışma adı altında yayınlanan bu programların nasıl olup da insanların değerlerini kötü yönde değiştirir bir hale geldiğini başlangıçtan itibaren ele alalım.

2001 yılında "Biri Bizi Gözetliyor" isimli bir yarışma (?) programı yayınlanmaya başlandı ve bu programla röntgencilik aleni hale getirildi. Kameralarla dolu bir eve sokulan yarışmacıların hayatlarının hemen her anı ve her detayı topluma sunuldu. Yarışmayı kazanmak için her hangi bir bilgi ve beceriye gerek yoktu. Yarışmacılar ödülü kazanmak için sadece, kameralarla dolu evde belli bir süre yaşamalı ve halkın ilgisini çekmeliydiler, bunun farkında olan yarışmacılar da ilgiyi üzerlerine çekmek için hemen her yolu denediler. Programa ilgi o kadar yüksekti ki, bir süre sonra yarışmacıların taraftarları oluştu. Daha sonra bu taraftarlar bir birlerini önce tehdit ettiler ve sonra da bir birlerine saldırdılar. Yarışmada ünlü olan, ama yarışma sonrasında hemen unutulan kişiler ise psikoloji sorunlar yaşadılar.

Biri Bizi Gözetliyor'un ardından "Popstar Türkiye" isimli programla başlayan ve daha sonra pek çok değişik isim altında yayınlanan şarkı yarışmalarıyla sesine güvenen insanlara şarkıcı olma şansı tanındı. Ancak ne tuhaftır ki bu programlara katılan yarışmacıların çoğu sesiyle değil de özel hayatları ile öne çıktılar ve neredeyse hiç bir yarışmacı çıkartığı albümle başarıya ulaşamadı. Ayrıca bu yarışmalarda bilir kişi oldukları iddia edilen kişiler jüri üyeliği yaptılar ve pek çok kez gerek birbirleriyle, gerekse yarışmacılarla tartışmaya girdiler. Yarışma boyunca da, halkın gözü önünde saçma konularda yapılan bu tartışmalar ve yarışmacıların daha fazla oy almak adına kendilerini acındırmaları ön plana çıkartıldı.

Daha sonra ise ekranları evliklik yarışmaları işgal etmeye başladı. Biri Bizi Gözetliyor'daki gibi kameralarla dolu bir eve koyulan insanlar, burada kısmetlerini aradılar ve bazen buldular da. Yarışma boyunca sözde aşk ilişkileri yaşandı, hatta aynı bayanı seven erkekler yumruk yumruğa kavgaya tutuştular ve ağza alınmayacak küfürler söylediler, aynı erkeğe aşık olan bayanların durumları ise en dramatik şekilde aktarıldı. Bu yarışmaların sonunda bazı çiftler evlendi, ancak bu çiftler çok kısa bir süre sonra bir birlerinden ayrıldılar, çünkü yarışmada kendilerini tanıtırken söyledikleri sözlerin çoğunluğu yalandı veyalan üzerine kurulu ilişkileri de fazla yürümemişti. Bu yarışmalar sayesinde Türk toplumu için son derece önemli olan evlilik kavramı da sulandırılmış oluyordu.

Şimdi de bugünlerde ön plana çıkan bazı yarışma programlarına değinelim:


Yemekteyiz: Programın konusu yemek yapan sıradan vatandaşlar üzerineydi, ancak ilk yayınlandığı dönemde yemeklere odaklanan program, ilerleyen zamanla bu anlayışını değiştirdi. Yarışmacılar sürekli bir birlerinin arkalarından konuştular, bir birlerine ve yapılan yemeklere hakaret ettiler. Oysa Türk örf ve adetlerinde yemeğe hiç bir şekilde hakaret edilmez, çünkü nimete saygısızlık büyük bir günah olarak kabul edilir.

“Var Mısın, Yok Musun”: Bu programın konusunda hiç bir şekilde ve zamanda bilgi yer almıyor, çünkü bu programda yarışmacıların ödül kazanmak için bilgiye ihtiyaçları yok, sadece kutuları doğru şekilde açmalılar. Programın bir diğer ilginç yanı ise, yarışan yarışmacı bir kutuyu açtırdığında eğer o kutunun içinde büyük bir para oranı varsa, programın sunucusunun ve diğer yarışmacıların onun için çok üzülmeleri, hatta gözyaşı döküp büyük bir dostluk örneği sergilemeleri. Ancak bu dostluk gösterisinin bir yalandan ibaret olduğu pek çok kez ortaya çıktı. Yarışmada en ufak bir bilgiye bile ihtiyaç duyulmaması belki de bu yarışmanın en cazip yanı ve bu nedenle de yüz binlerce kişi yarışmaya katılmak için başvuruda bulundu. Bu program Türk toplumuna çalışmadan ve kolay yoldan para kazanma isteğini aşılamıştır ve belki de en büyük zararı vermiştir.

Peki, yarışma adı altında yayınlanan bu programlar bugüne kadar Türk toplumuna ne kazandırdı? İnsanlarımızın bilgi hazinelerini mi genişletti, yoksa tam aksine ahlaki değerlerini mi eritti? Yukarıda sıraladığım yarışmaların pek çoğunda, pek çok kez genel ahlaka aykırı söz ve sahneler yayınlandı. İnsanların bilgileri değil, özel hayatları ön plana çıkartıldı, olaylar magazinsel bir açıyla ele alındı. Pek çok kişi bir birine hakaretler etti ve ağza alınmayacak sözler söyledi. Ancak en acısı şu ki insanlarımıza dilencilik öğretildi. Belki dilencilik sözünün ağır bir itham olduğunu düşünebilirsiniz, ancak bu tarz programlarda yer alan yarışmacıların ödül kazanma adına program sunucularına ve halka yönelik yalvarır şekildeki sözleri ve her şeyi göze alır tavırları adeta dilencilik gibi. Kısacası bu programlar aslında halkımızın değer yargılarını ve hayata bakışını kötü yönde değiştirmekten başka bir işe yaramadı.

Ancak en önemli soru şu ki, insanlarımız bu programları, seyredecek başka bir şey bulamadıkları için mi, yoksa gerçekten kendileri istedikleri için mi seyrediyorlar? Bu sorunun cevabını sizlere bırakıyorum.

*resmin kaynağı

Cuma, Ağustos 21

Bir Güç Olarak Medya


+

Contact

Image and video hosting by TinyPic

About the Template

Image and video hosting by TinyPic