Medya nedir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Medya nedir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Bir Güç Olarak Medya



*resmin kaynağı


Bu yazım Mavi Bülten dergisinin 5. sayısında yayınlanmıştır. Yeni sayı Eylül ayında çıkacaktır.

---------------------------------------------------------

Televizyon seyrederken, gazetenizi okurken, radyo dinlerken, ya internette gezinirken, her han her yerde herhangi bir olayla ilgili bilgi almanız mümkün ve bunu sağlayan ise medya, yani Türkçesi ile iletişim ortamı ve araçları. Evet iletişim çağındayız ve iletişim çağında medya başlı başına bir güç olarak kabul edilmekte, üstelik oldukça etkili bir güç. (Medya; yasama, yürütme ve yargının ardından dördüncü güç olarak da kabul edilmektedir.) İşte ben de yazımda medyanın ne kadar etkili bir güç olduğuna ve bu gücünü nasıl kullandığına değineceğim.

Şüphesiz ki medyayı etkin bir güç kılan; çok kısa bir sürede, çok büyük bir kesime ulaşabilmesidir. Bugün itibariyle bakıldığında, eğer medya sektörü bir olaydan bahsetmezse, o olaydan ancak çok az kişinin haberi olabilir. Bu kapsamda da, medya toplumun gözü ve kulağı olarak değerlendirilmektedir. Halka bilgi sağlayan bu kaynak, istediği taktirde bir toplumun gelişmesini ve bilinçlenmesini sağlayabileceği gibi, istediği taktirde de o toplumun bölünmesini dahi sağlayabilir.

Bu kapsamda da anlaşılabileceği gibi medyanın kullanılmasındaki esas amaç, toplumun ya bir olay için hazır hale getirilmesi, ya da gerçekleşen bir olayın ardından, o olayı sindirmesini sağlamaktır.

Medya bir güç olarak nasıl kullanılabilir sorusuna yanıt aramak gerekirse, işleyiş genelde şu şekildedir:

Eğer herhangi bir haber, topluma kasten yanlış aksettirilmek istenirse, gerek görsel, gerekse yazılı medya organları devreye sokulur. Bunun için öncelikle belirli bir yayın politikası belirlenir. Daha sonra, tüm medya organlarından aynı anda bu yayın politikasına uygun olarak söz konusu habere ilişkin yayın başlar. Buradaki esas amaç haberin birden fazla medya organında aynı yönde yayınlanarak halkın sahte bilgi bombardımanına tutulmasıdır, ki toplum söz konusu haberi ne kadar çok yerde, aynı şekilde aktarılırken görürse gerçekliğine o kadar inanacaktır.

Yayın politikasının işleyişi ise genelde şu şekildedir: İlk olarak söz konusu olayla ilgili görüntü ve fotoğrafların tamamı topluma gösterilmez, sadece belirlenen yayın politikasına uyan görüntü ve fotoğraflara yer verilir. Olayın içinde yer alan kişilerin konuşmaları da tam olarak halka aktarılmaz, aynı şekilde cümlelerin sadece istenilen kısımları halka yansıtılır. Bunun için de cümlelerin satır aralarındaki kelimeler özenle seçilir. Bunun ismi Dezenformasyon,, Türkçesiyle bilgi kirliliği, daha da açık bir ifade ile kasten yanlış bilgi aktarımıdır. Haberin aktarımında özellikle görsel ögeler ve bu ögeler üzerine tekrarlanan çarpıcı sözler son derece etkilidir, bu nedenle söz konusu haber olabildiğince etkili slogan ve cümlelerle aktarılır ve tabi görülmesi istenen görüntülerle.

İkinci olarak süreklilik önemlidir. Eğer bir şey yeterince tekrar edilirse inandırıcılığı artacaktır. Bu nedenle söz konusu haber, tekrar ve tekrar istenilen şekilde duyurulmaya devam edilir, ta ki halk inanana kadar.

Üçüncü olarak, söz konusu haber duyurulurken, haber sunucuları ve/veya yazarlar aracılığıyla toplum etkilenmeye çalışılır. Bunun için sunucular ve yazarlar habere kendi yorumlarını katarlar ve kendi düşüncelerini açıkça ifade ederek toplumu etkilemeye yönelirler.

Tüm bu çalışmalar sonucunda da toplum yeterince etkilenebilir ve inandırılabilirlerse amaca ulaşılmış demektir.

Tabi ki medyanın toplumu etkileme yolu sadece haberler aracılığıyla değildir. Yayınlanan programlar, bu programlarda gerçekleşen olaylar ve verilen mesajlar da halk üzerinde oldukça önemli etkilere yol açabilir.

Sabah kuşağında TV'de yer alan programların, ya da yayınlanan yarışma programları ve dizilerin sadece reyting kaygısı taşıdıklarını zannedebilirsiniz, ancak ne yazık ki gerçek pek de öyle değil. Çünkü bu programların tümü açıkça olmasa da, belli bir oranda ve beli bir şekilde topluma yönelik mesajlar vermektedirler. Bu mesajlar genelde psikolojiktir ve kişilerin bilinç altlarına yöneliktirler. Tıpkı haber programlarında dahi magazinin ön plana çıkartılması gibi. Tabi ki TV'de yer alan tüm program ve diziler için aynı şeyi söylemek mümkün değildir, ancak bu amaca yönelik pek çok programın olduğu da bir gerçektir.

Medyanın etkinliğine dair dünyadan gerçek örnekler vermek gerekirse, medya sayesinde bir toplum mevcut siyasi iktidara karşı ayaklandırılabilir, devrim türküleri söylemesi sağlanabilir ve medyanın sağladığı destekle mevcut iktidar devrilip yerine yeni bir iktidar getirilebilir. Tıpkı pek çok ülkede gerçekleşen renkli devrimlerde olduğu gibi.

Tüm bu kapsamlı gücüne rağmen medyanın kötü amaçlarla kullanımı şüphesiz ki engellenebilir. Bunun için medyaya yönelik güçlü denetleme mekanizmaları bulunmalıdır. Her ne kadar bu mekanizmaların oluşturulması devletin sorumluluğu olsa da, hiçbir mekanizma bilinçli bir halkın kendisi kadar etkili olamaz. Yeterince bilinçli bir halk meydanın kendine sundukları ile yetinmek yerine, medya organlarının yanlışlarını eleştirir ve gerektiğinde tepkisini gösterir ve bu en etkili önlemdir.


Abdulkerim Aydın

+

Contact

Image and video hosting by TinyPic

About the Template

Image and video hosting by TinyPic