Pazar, Aralık 26

Ya HES, ya da sesini KES!




Güzel mi güzel bir çimenlik alan, bir sürü ağaç göğe uzanan, şen şakrak kuşlar cıvıldayıp duran ve tüm bu güzelliklerin yanında bir dere suyu akmayan. İşte budur HES ile içimize dolan. Ne de hoş bir manzara değil mi, cennetten bir köşe sanki. :)

Bir meşhur söz: Su akar Türk bakar. Bir meşhur proje: HES. Bir meşhur olmayan, ama olması kaçınılmaz olan: Doğa katliamı. Nicedir seyrediyorsunuzdur televizyonlarda. HES (Hidroelektrik Santrali), ona karşı duran köylüler ve çevreciler ve köylüleri ve çevrecileri azarlayan, hatta vatan hainliği ile suçlayan bir çevre bakanı ve başbakan. 

Nedir bu adamların dertleri, neden düşmüşler yollara peki? İstemiyorlar mı, ülkelerinin enerji kaynakları artsın, daha ucuza (aslında bu tam bir hayal ama) elektrik kullansın vatandaşları? Tabi ki bu değil dertleri. 

Şimdi meseleye baştan başlayalım. Bir süre önce hükumet dereler üzerine Hidroelektrik santralleri, yani HES inşaasına izin verdi. Peki nedir HES? Dere üzerine kurulan barajda biriken suyun belli bir yükseklikten bırakılarak türbinleri çevirmesi ile elektrik elde eden santraldir kendisi. Bu açıdan bakıldığında iş gayet güzel, neticede elektrik üretiliyor. Daha detaylı bilgi için: Hidroelektrik santral yazısına bakabilirsiniz. 

Gel gelelim bir şeyin kârlı olabilmesi için getirisinin götürüsünden fazla olması gerekir. HES'in getirisi elektrik, peki ya götürüsü nedir? 
  1. Doğal yapının bozulması,
  2. Doğal yapının bozulması sonucu bu derelerde yaşayan balık neslinin tükenmesi,
  3. Dere suyunun kesilmesi sonucu bu sudan faydalanan vatandaşların zor durumda kalmaları.
  4. Ve daha bir sürü etki.
Yukarıdakilere farklı maddeler de eklenebilir ve belirtmeliyim ki, her derede balık da mevcut değil. Ancak bu da HES'e karşı olmaya engel değil. HES projesinin doğayı tahrip etmemesi, doğal yapıyı mümkün olduğunca bozmaması, en önemlisi ise derelerdeki suyun miktarı belli bir oranı aşmayacak şekilde azaltmaması gerekir. Oysa şuan ki projelerin çoğunluğunda bu şartlara uyum yeterli değil. Ticari kaygılar nedeniyle, özellikle de geceleri dere suları kesiliyor, baraj yapımında doğaya uyuma dikkat edilmiyor ve Karadeniz bölgesinin o eşsiz doğasının içinde acayip ve çirkin beton yapılar yükseliyor. Yani vatandaşlar boşuna çırpınmıyor. Kendi yaşam alanlarını korumaya çalışıyorlar.

Şimdi soralım, siz ister misiniz yanı başınızdaki dere kurumuş olsun, siz ister misiniz çocukken balık tuttuğunuz, yüzdüğünüz, piknik yaptığınız yerlerdeki yeşillikler kurusun, o balıklar yok olsun? 

Umarım istemezsiniz. :)

Tavsiyeler:
  1. TV'de HES protestolarını seyrederken, "Adamlara bak yahu, bu zihniyetle gelişmez bu ülke." diyebilir ve hiç bir şey bilmeden ahkam kesebilirsiniz.
  2. "Çevre bakanına bak hele ne güzel azarlıyor!" deyip kendisine destek verebilirsiniz.
  3. "Banane ya!" deyip kanalı değiştirebilirsiniz. 
  4. Ya da çevreye duyarlı bir insan olmaya karar verebilirsiniz. Umarım bu seçeneği seçersiniz. ;)

~ 0 yorum: ~

+

Contact

Image and video hosting by TinyPic

About the Template

Image and video hosting by TinyPic