Efendim hayırlısı ile mezun olduk sayılır. Sayılır diyorum çünkü halen vermem gerken bir iki ders bulunuyor, ama mezuniyete geçmeden önce.
Daha önce "üniversitede bir gün" başlıklı yazı ile sizlere sevgili arkadaşlarımdan bazılarını tanıtmıştım. Eh artık son sınıfın son dönemlerinde olan bizler bir birimizi bir daha böyle sık göremeyeceğimizin farkında olarak bir piknik yaptık. Bu hikayede de ben sizlere hem arkadaşlarımı tanıtmaya, üniversiteli öğrencilerin düşünme sistemleri hakkında bilgi vermeye çalışacağım. :) Her şey bundan beş yıl kadar önce ÖSS isimli garip sınav ile başladı. Sınavdan bazılarımız istediği puanı alıp istediği bölüme gelirken, ki bu kişilerin sayısı bir elin parmakları ile eş değer, bazılarımız ise istemeden de olsa Uluslararası İlişkiler bölümüne geldi. İlk yıl hazırlık okuduk ve üniversitenin ne demek olduğunu tam olarak anlayamadık, zira bir lise öğrencisi gibi sabah 8.30 akşam 17.00 arası der görüyor ve belli zamanlarda derse girip belli zamanlarda da dersten çıkıyorduk. Ancak birinci sınıfta işler değişti.
İsim: Şenol Yagınlı
Özellikler: Kendisi son derece zeki, çevik, azimli ama bir o kadar da tembel ve pasaklı bir Türk genci. Halen facebook'daki bir grupta insan olup olmadığı tartışılıyor.
İsim: Kazım Aka
Özellikler: Kazım çok sevecen, iyi kalpli ama aniden sinirlenen ve ne yapabileceği önceden kestirilemeyen bir insan.

İsim: Cumali Ok
Özellikler: Cumali ilim irfan sahibi kardeşim, hoş ve seviyeli sohbetleri ile insanlara bilgilerini çatıştırma ve yeni şeyler öğrenme azmi kazandırır.

İsim: Öner Özcan
Özellikler: Öner de yakışıklı, karizma sahibi insan, canım kardeşim sıfatına nail olan arkadaşım. Kendisi son derece zeki ve iyi huyludur.

İsim: Behzat Kaliz
Özellikler: Behzat ömümde gördüğüm en soğukkanlı insan olma özelliğini taşımaktadır. Son derece iyi bir insan olmasına rağmen yer yer bu soğukkanlılığı insanı ruh hastası edebilmektedir.

İsim: Cihat Hayri Malkoç
Özellikler: Malkoç soyisimli cengaver insan, lakin o kadar da değil. Hukuk bağımlısı bünyesinde hukuk materyalleri bulunmadığında baygınlık geçirebilen girişimci kişilik.

İsim: Ahmet Bayram
Özellikler: Fotoğraftan da anlaşıldığı üzere karizmatik insan, baba filminden fırlamış ve gerçek hayata anında adapte olmuş, tıpkı Cihat gibi hukuk bağımlılığı bulunan zat.
İşte bu ana karakterle birlikte bir gün nasıl olduysa artık piknik yapmanın gerektiği kanısına vardık ve hemen harekete geçtik. Zira yer hazırdı, Şenol'un dillere destan malikanesi. Bu öyle bir malikaneydi ki içinde insan neslinin yaşama oranı evrim teorisinin gerçekleşme oranı ile aynıydı, yani 1050 'de birden küçük. :)
"Peki Şenol bu malikanede nasıl yaşıyor?" diye merak ediyorsanız, artık siz tahmin edin orasını. Neyse, beş yılın sonunda yaşama azimlerini bir an bile yitirmemiş (!) olan bizler şevkle bir piknik yaptık, aslında piknik bahane geçmişi ya detmek şahane oldu demem daha doğru. Acısı ve tatlısı ile beş yıl kamıştı geride, her ne kadar altıncı yılı garantilesek de, tabi hepimiz değil.
Piknikten bir kaç resim verip üniversiteye geçelim.
İşte karşınızda o şahane malikane.
İşte kazımdan bir sevgi gösterisi.
Piknikte gezerken Lost dizisindeki barakayı da bulduk.
Olmayan karizmasıyla Şenol.
Özellikler: Kazım çok sevecen, iyi kalpli ama aniden sinirlenen ve ne yapabileceği önceden kestirilemeyen bir insan.
İsim: Cumali Ok
Özellikler: Cumali ilim irfan sahibi kardeşim, hoş ve seviyeli sohbetleri ile insanlara bilgilerini çatıştırma ve yeni şeyler öğrenme azmi kazandırır.
İsim: Öner Özcan
Özellikler: Öner de yakışıklı, karizma sahibi insan, canım kardeşim sıfatına nail olan arkadaşım. Kendisi son derece zeki ve iyi huyludur.
İsim: Behzat Kaliz
Özellikler: Behzat ömümde gördüğüm en soğukkanlı insan olma özelliğini taşımaktadır. Son derece iyi bir insan olmasına rağmen yer yer bu soğukkanlılığı insanı ruh hastası edebilmektedir.
İsim: Cihat Hayri Malkoç
Özellikler: Malkoç soyisimli cengaver insan, lakin o kadar da değil. Hukuk bağımlısı bünyesinde hukuk materyalleri bulunmadığında baygınlık geçirebilen girişimci kişilik.
İsim: Ahmet Bayram
Özellikler: Fotoğraftan da anlaşıldığı üzere karizmatik insan, baba filminden fırlamış ve gerçek hayata anında adapte olmuş, tıpkı Cihat gibi hukuk bağımlılığı bulunan zat.
İşte bu ana karakterle birlikte bir gün nasıl olduysa artık piknik yapmanın gerektiği kanısına vardık ve hemen harekete geçtik. Zira yer hazırdı, Şenol'un dillere destan malikanesi. Bu öyle bir malikaneydi ki içinde insan neslinin yaşama oranı evrim teorisinin gerçekleşme oranı ile aynıydı, yani 1050 'de birden küçük. :)
"Peki Şenol bu malikanede nasıl yaşıyor?" diye merak ediyorsanız, artık siz tahmin edin orasını. Neyse, beş yılın sonunda yaşama azimlerini bir an bile yitirmemiş (!) olan bizler şevkle bir piknik yaptık, aslında piknik bahane geçmişi ya detmek şahane oldu demem daha doğru. Acısı ve tatlısı ile beş yıl kamıştı geride, her ne kadar altıncı yılı garantilesek de, tabi hepimiz değil.
Piknikten bir kaç resim verip üniversiteye geçelim.
... ve mezuniyet.
... ve işte bizim sınıf, 41. mezuniyet dönemi Uluslararası İlişkiler Bölümü.


~ 0 yorum: ~
Yorum Gönder