Bir millet her şeyi bilir mi? Eğer o millet Türk milleti ise bilir? :)
Bizim milletimizin en çok ön plana çıkan özelliklerinden biri her konu hakkında, ama her konu hakkında bir fikrinin olması, hatta sanki o konuda uzmanmış gibi konuşabilmesidir. Şimdi bu konuya örneklerle eğilelim.
Bir tartışma programı yapıldığında orada en az konuşan, daha doğrusu en az konuşturulan, tartışılan konuda uzman olan kişidir. Diğer konuklar konuya hakim olmamalarına rağmen uzmanın lafını keser, müdahale eder, bağırır çağırır ve uzmandan kat be kat fazla konuşurlar. Sokakta her hangi bir vatandaşa mikrofon uzatılacak olunursa, o mikrofon geriye zor alınır, çünkü vatandaş fikir beyan etmeye açtır ve yakaladığı fırsatı mutlaka kullanacaktır. Ülkemizde hemen herkes siyaset, ekonomi ve futbol uzmanıdır, zaten bu yüzden de ülkede ne futboldan, ne ekonomiden, ne de siyasetten bir halt olmaktadır. Ah tabi bir de herkes her konuda en doğruyu kendisinin bildiğini düşündüğünden karşısındakinin görüşünü dinlemeden kendi düşüncesi savunur. Eh ne de olsa kendisi gerçek bilgiye sahiptir.
Dışarıdan biri bizim bu çok bilmişliğimizi görse, annemizden Oxford diploması ile doğduğumuzu sanır. Maalesef güzel halkıma "bilmiyorum" demek ağır kaçmaktadır.
Evet milletimiz her şey hakkında bir fikre sahiptir, ama bazı gariplikler de vardır. Mesela referandumda oylanacak olan Anayasa paketinin içeriğini doğru düzgün kimse bilmemekte, kimse kitap okumamakta, gazete okuyanların çoğu okumaya spor, ya da magazin sayfasından başlamakta, belgesel seyretme oranları ise rekor kırmaktadır (tabi eksi düzeyde). Eh ama haklılar tabi, insan izotopun kütlesini, galaksilerin saatteki hızını, formula bir yarışlarındaki pilotların üzerine düşen yer çekimi oranını ve milli takımın savunma zaaflarını bilirken, böyle küçük bir kaç detay gözünden kaçabiliyor. :)
Evet milletimiz her şey hakkında bir fikre sahiptir, ama bazı gariplikler de vardır. Mesela referandumda oylanacak olan Anayasa paketinin içeriğini doğru düzgün kimse bilmemekte, kimse kitap okumamakta, gazete okuyanların çoğu okumaya spor, ya da magazin sayfasından başlamakta, belgesel seyretme oranları ise rekor kırmaktadır (tabi eksi düzeyde). Eh ama haklılar tabi, insan izotopun kütlesini, galaksilerin saatteki hızını, formula bir yarışlarındaki pilotların üzerine düşen yer çekimi oranını ve milli takımın savunma zaaflarını bilirken, böyle küçük bir kaç detay gözünden kaçabiliyor. :)
Madem halkımıza bir konu hakkında "bilmiyorum" demek ağır geliyor, o halde kendilerine şu cümleleri öneriyorum:
- "Bu konuda bir fikrim yok." En doğru cümle, bilmediğinizi dolaylı yoldan ve güzel bir cümle ile ifade ediyorsunuz, ama söyleyen pek çıkmaz nedense.
- "Yeterli bilgiye sahip değilim." Yani "Tabi ki biraz bilgim var, ama yeterli değil." anlamına gelmekte ve söyleyen kişi karizmayı çizdirmemekte.
- "Yahu ben de insanım sonuçta, her şeyi de bilemem ki." Hem karizmayı çizdirmiyor, hem de üste çıkıyorsunuz, mutlaka öneririm. Zaten bu yıl en çok bu cümlemiz satıyor, üstünüzde de çok güzel durdu. :)
Bu tavsiyeler de normal kalabilmiş vatandaşlarım için: Asla erkeklerle siyaset, futbol ve araçlarla ilgili tartışmaya girmeyin, siz üniversitede siyaset bölümü bitirmiş olsanız da, onlar siyasetten daha iyi anlarlar ve tabi futboldan da, ayrıca en iyi şoför de onlardır. Bayanlarla ise yemek ve giyimle ilgili tartışmalara girmeyin, çünkü onlar doğuştan aşçı ve moda tasarımcısıdırlar.
Neyse ben kaçtım, daha gidip termonükleer atıklar hakkındaki bir tartışma programına katılıp atıp tutacağım. :)

~ 2 yorum: ~
at: 11 Eylül 2010 21:46 dedi ki...
"Yahu ben de insanım sonuçta, her şeyi de bilemem ki." Tavsiye için sağol. :)
at: 12 Eylül 2010 08:52 dedi ki...
Ne demek yardımcı olabildiysem ne mutlu, :)
Ücreti alayım :P
Yorum Gönder