
Yeni bir hikayeye başlama cüretini buldum kendimde, hadi bakalım.
-----------------------------
Aydın
Genç adam yatağında doğruldu, sabahları erken kalkardı genelde ve arada bir geç kalktığında ise günün yarısının boşa gittiğini düşünürdü. Bugün de nedense geç kalkmıştı ve halen uyku sarhoşuyken banyoya yöneldi.
Yüzünü yıkayıp aynaya baktı, sakalları uzamıştı, ama o bunu dert etmiyordu. Dert ettiği hayatın onun için her gün aynı şekilde akıp gitmesiydi. Her gün bir diğerinin neredeyse aynısıydı. Çalışmaya yeni başladığı reklam ajansında reklam senaryoları yazıyor, tasarımlar yapıyor, renklerle, grafiklerle ve ne istediğini bilmeyen müşterilerle uğraşıyordu ve her akşam da evine, yalnızlığına dönüp internet ve televizyon arasında sıkışıp kalıyordu. Aslında sosyal biriydi, ancak sorun çevresindekilerin onun anlayışına çok uzak oluşlarıydı. Klasik tabirle bir boşluğun içindeydi, boşluğu oluşturan tüm unsurları bilse de, bu unsurlardan kurtulmak için yardıma ihtiyacı vardı, hiç gelmeyen bir yardıma, onu anlayabilecek birinin yardımına.
Banyodan çıkıp giyindi, kahvaltısını yaptı ve malzemelerini alıp evden çıktı. işte sıradan bir güne başlıyordu, ancak bilmediği onun için bugünün pek de sıradan olmayacağıydı.
-----------------------------

Sude
Taksi o yoğun trafikte yol almaya çalışırken her sabah olduğu gibi o da dosyalarını kontrol ediyordu. Bugün de bir kaza olmuş, araç sahipleri bir birlerine girmişti, üstelik belediye ekipleri de yine bir çalışma yapıyorlardı, bu curcunanın yanından geçerken taksici söyleniyor ve hatta arka koltukta bir bayanın olmasına aldırmadan küfrediyordu. Ancak Sude tüm bu olanlar sanki yokmuş gibi davranıyor, dosyalarını kontrol ederken düşüncelere dalıyordu. Her gün yaptığı sıkıcı ofis işleri ve çalışanların yapmacık tavırları onu adeta boğuyordu, oysa onun tek istediği tüm bu yapaylıkla biraz gerçeklikti.
İş yerine varıp, her gün yaptığı gibi bir fincan kahve alıp ofisine geçti. E-postlarına baktı ve bir sürü anlamsız mesajı sildikten sonra toplantı odasına yöneldi. Yürürken bir yandan da toplantının sıkıcı olamaması için dua ediyordu.
Toplantıda şirketin yeni tanıtım çalışması için görevlendirildiğini öğrendi. İşte bu güzel haberdi, çünkü eğlenceli bir işle uğraşacaktı. Bu işte ortağı ise Talha isimli biri olacaktı. Her ne kadar aynı şirkette çalışsalar da bir birlerini çok iyi tanımıyorlardı, ama Talha ilk izlenim olarak çekici bir yapıya sahipti.
-----------------------------

Talha
Talha toplantıdan çıktığında belli etmese de adeta havalardaydı. Nihayet patronlarının gözüne girmeyi başarmıştı, onca yalaklık ve ayak oyunları boşa gitmemişti, işte bu gerçekten çok hoştu. Üstelik işin bir başka güzel boyutu da bu işte Sude isimli o güzelle çalışacak olmasıydı. Belki de bu işten çok daha karlı çıkabilirdi.
Her zamanki gibi havalı bir şekilde yürüyerek ofisine geçti, neler yapacağını planlamalıydı. İşini şansa bırakması söz konusu bile değildi. Bu işten en karlı şekilde ayrılması ve daha yukarılara tırmanması için bir plan yapmalıydı. Ne zaman düşünmesi gerekse bir kalem alıp dişlemeye başlardı, bu onun daha iyi düşünmesini sağlıyordu, ya da o öyle sanıyordu. Penceresinden şehrin manzarasına bakarken kendini en tepede, kariyerinin zirvesinde hayal etti.
O bunları düşünürken kapı çalındı ve hayal hanım toplantısını hatırlattı. Sude ile ufak bir toplantı yapmaları ve daha sonra da reklam ajansına geçmeleri gerekiyordu. Ceketini aldı ve artık kendine oldukça küçük görünen ofisinden çıktı.
-----------------------------
Üç faklı kişinin kaderi aynı noktada kesişti, bugünden itibaren onlar için her şey değişecekti.
-----------------------------
Devam edecek!
-----------------------------
*1. resmin kaynağı
*2. resmin kaynağı
*3. resmin kaynağı

~ 6 yorum: ~
at: 15 Eylül 2009 16:36 dedi ki...
Vay çok etkileyici. Film seyreder gibi okudum. Merakla devamını bekliyorum. Ayrıca resimlerle tanıtım iyi olmuş. :)
at: 15 Eylül 2009 16:41 dedi ki...
Teşekkürler NeSTaL, senin eleştirilerin benim için çok önemli bilesin. :)
at: 16 Eylül 2009 11:27 dedi ki...
:) Teşekkür ettim. Kendimi önemli bir eleştirmen gibi hissettim. Ben kim eleştiri yapmak kim. :) Gerçi küçükken tiyatro eleştirmeni olmayı istemiştim bak şimdi aklıma geldi. ( sürekli tiyatroya giderdim belki de ondan. :) )
at: 16 Eylül 2009 13:33 dedi ki...
Neden olmasın istedikten sonra? Belki bu amacına ulaşabilirsin günün birinde. :)
Senin hikaye alanındaki bilgin ve tecrüben bana göre daha yüksek şüphesiz, o nedenle eleştirilerin de gayet önemli. :)
at: 28 Eylül 2009 14:49 dedi ki...
bu hikayeyi yeni gördüm ve iyi bir başlangıç.tutkular ve karmaşalar içinde kalacak bir bayan sezinliyorum.
at: 28 Eylül 2009 14:51 dedi ki...
Evet Paşa, ama sadece bayan için değil, iki erkeği de aynı şekilde ikilemler arasında bırakmaya niyetliyim, tabi başarabilirsem. :)
Yorum Gönder