Geçen günlerde yazdığım "Dikkat, Yüksek Yoğunlukta Aşk!" yazımdan sonra HaYaL MeYaL "Sanki anlatmak istediğin bi aşk hikayen war, hadi dinlemedeyim" demişti, aslında pek yoktu öyle bir niyetim. Çünkü aşkı sevmem, yaşadığım bir hikaye vardı evet, zaten aşkı sevmeyişimin nedeni de bu hikayeydi.
Ama sonra düşündüm de, geçmişimin bu en karanlık yanlarından biriyle yüzleşmek, bugüne kadar yapmadığımı yapıp bu olayı anlatmak belki bana da iyi gelebilirdi.
Topladım medeni cesaretimi ve evet hikayemi anlatma kararını verdim. Gazam mübarek ola.
-----------------------
Ne tuhaftır ki aşk, insan onu yaşadığını sanırken aslında ondan ne kadar uzaktır,
Yine ne tuhaftır ki aşk, sen fark etmezken o gözünün önünde gün be gün artmaktadır.
Siz anlamazsınız onu ilkin, küçük küçük işler yüreğinize,
Sızar içinize adeta ve kaplar tüm kalbinizi sonunda.
Farkında olmazsınız, her şey normal zannederken,
Her geçen gün, ona daha da çok bağlanırsınız.
Oradadır o hep, hep gözünüzün önünde,
Bir gülüşü müjde olur, mutluluğu getirir size.
İşte böyle aşık oldum, o güzel yüzlüye.
Şimdi gelelim sözün özüne.
-----------------------
Aynı sınıftaydık belki, ancak bir yıl önce yakın arkadaşınaydı bendeki bütün ilgi.
Aslında ne kadar boşmuş, aşkın aydınlığında o ilgi ne kadar da loşmuş.
Anlamadım, ne olduğunu kavrayamadan gittikçe ona bağlandım.
Tanıdıkça onu, geldi içimdeki diğer duyguların sonu.
Mutluluğum da, huzurum da oydu,
Bir an için bir şeye üzülse, adeta sonum olurdu.
Kıskanırdım arkadaşlarımdan, öyle ki hatta en yakınımdan,
Kimse sevemezdi benim gibi onu, anlayamazdı bendeki duyguyu.
Öyle sevdim ki, her hareketine anlam verdim,
Bana kızacak olsa, yerin dibine girdim.
Beni sevdi mi, sevmedi mi, bir kere bile düşünmeden,
Sadece ama sadece onu, kendisi olduğu için sevdim.
Nerden nasıl bağlandım bilmiyorum,
Ama onu o kadar çok sevdim ki, istesem de anlatamıyorum.
-----------------------
Ama o gün geldi sonunda, aşkın etkisiyle kızdım ona,
Saçma bir nedenden kıskandım, ona karşı surat astım.
Saçmaydı evet tavrım, ama anladım kendime kızarak,
Af diledim sonra ondan, hem de adeta yalvararak.
Ama o affetmedi beni, sadece itip gitti,
Ne kadar uğraştıysam, o kadar üstümden geçti.
Günlerce konuşmadım, ağzıma lokma bile koymadım,
Tek bir şey vardı aklımda, onu yeniden kazanmalıydım.
Sonraki gün okulda, onu görünce gittim yakınına,
Ama o beni görünce kalktı ve hiç bir şey demeden uzaklaştı.
İşte o an gerçekten yıkıldım, o giderken ardından bakakaldım,
Sadece o gitmemişti, işte o an orada aşkım da bitmişti.
Çünkü ben onu bu kadar severken,
Sırf aşkımdan saçma, ama küçük bir nedenden ona küserken,
Sonrasında hatamı anlayıp af dilerken,
O beni silmişti ve yüzüme bile bakmadan çekip gitmişti.
O zamana kadar aşkımın karşılığı var mı diye düşünmeyen ben,
İşte o gün, orada uyandım.
Evet sevmiştim, ama sevdiğimin gözünde değersizdim,
Ben de değersizliğimle beraber, aşkımı kurşuna dizdim.
-----------------------
O günden sonra peşinden hiç gitmedim,
Göz göze geldiğimizde, sadece selam verdim.
Anlamıştı değiştiğimi, artık peşinden gelmeyeceğimi,
Sonra o geldi peşimden, bitip bitmediğini anlamaktı derdi.
Ama artık çok geçti, aşk gidince yerine mantık geldi,
Anladım ki sonra, benden ilgi görmekti tek isteği.
İlgi olmayınca, artık ona eskisi gibi bakmayınca,
O benim peşimdeydi, ben ondan kaçtıkça.
Sonra o da anladı, içimdeki alevi buzun kapladığını.
İşte bu aşkı ilk ve son görüşümdü, aşk o gün orada kaldı.
-----------------------
Yıllar sonra görsem onu, yeniden erir mi kalbimin buzu, bilmiyorum,
Bildiğim tek şey, artık hayatımda aşkı istemiyorum.
Ama sonra düşündüm de, geçmişimin bu en karanlık yanlarından biriyle yüzleşmek, bugüne kadar yapmadığımı yapıp bu olayı anlatmak belki bana da iyi gelebilirdi.
Topladım medeni cesaretimi ve evet hikayemi anlatma kararını verdim. Gazam mübarek ola.
-----------------------
Ne tuhaftır ki aşk, insan onu yaşadığını sanırken aslında ondan ne kadar uzaktır,
Yine ne tuhaftır ki aşk, sen fark etmezken o gözünün önünde gün be gün artmaktadır.
Siz anlamazsınız onu ilkin, küçük küçük işler yüreğinize,
Sızar içinize adeta ve kaplar tüm kalbinizi sonunda.
Farkında olmazsınız, her şey normal zannederken,
Her geçen gün, ona daha da çok bağlanırsınız.
Oradadır o hep, hep gözünüzün önünde,
Bir gülüşü müjde olur, mutluluğu getirir size.
İşte böyle aşık oldum, o güzel yüzlüye.
Şimdi gelelim sözün özüne.
-----------------------
Aynı sınıftaydık belki, ancak bir yıl önce yakın arkadaşınaydı bendeki bütün ilgi.
Aslında ne kadar boşmuş, aşkın aydınlığında o ilgi ne kadar da loşmuş.
Anlamadım, ne olduğunu kavrayamadan gittikçe ona bağlandım.
Tanıdıkça onu, geldi içimdeki diğer duyguların sonu.
Mutluluğum da, huzurum da oydu,
Bir an için bir şeye üzülse, adeta sonum olurdu.
Kıskanırdım arkadaşlarımdan, öyle ki hatta en yakınımdan,
Kimse sevemezdi benim gibi onu, anlayamazdı bendeki duyguyu.
Öyle sevdim ki, her hareketine anlam verdim,
Bana kızacak olsa, yerin dibine girdim.
Beni sevdi mi, sevmedi mi, bir kere bile düşünmeden,
Sadece ama sadece onu, kendisi olduğu için sevdim.
Nerden nasıl bağlandım bilmiyorum,
Ama onu o kadar çok sevdim ki, istesem de anlatamıyorum.
-----------------------
Ama o gün geldi sonunda, aşkın etkisiyle kızdım ona,
Saçma bir nedenden kıskandım, ona karşı surat astım.
Saçmaydı evet tavrım, ama anladım kendime kızarak,
Af diledim sonra ondan, hem de adeta yalvararak.
Ama o affetmedi beni, sadece itip gitti,
Ne kadar uğraştıysam, o kadar üstümden geçti.
Günlerce konuşmadım, ağzıma lokma bile koymadım,
Tek bir şey vardı aklımda, onu yeniden kazanmalıydım.
Sonraki gün okulda, onu görünce gittim yakınına,
Ama o beni görünce kalktı ve hiç bir şey demeden uzaklaştı.
İşte o an gerçekten yıkıldım, o giderken ardından bakakaldım,
Sadece o gitmemişti, işte o an orada aşkım da bitmişti.
Çünkü ben onu bu kadar severken,
Sırf aşkımdan saçma, ama küçük bir nedenden ona küserken,
Sonrasında hatamı anlayıp af dilerken,
O beni silmişti ve yüzüme bile bakmadan çekip gitmişti.
O zamana kadar aşkımın karşılığı var mı diye düşünmeyen ben,
İşte o gün, orada uyandım.
Evet sevmiştim, ama sevdiğimin gözünde değersizdim,
Ben de değersizliğimle beraber, aşkımı kurşuna dizdim.
-----------------------
O günden sonra peşinden hiç gitmedim,
Göz göze geldiğimizde, sadece selam verdim.
Anlamıştı değiştiğimi, artık peşinden gelmeyeceğimi,
Sonra o geldi peşimden, bitip bitmediğini anlamaktı derdi.
Ama artık çok geçti, aşk gidince yerine mantık geldi,
Anladım ki sonra, benden ilgi görmekti tek isteği.
İlgi olmayınca, artık ona eskisi gibi bakmayınca,
O benim peşimdeydi, ben ondan kaçtıkça.
Sonra o da anladı, içimdeki alevi buzun kapladığını.
İşte bu aşkı ilk ve son görüşümdü, aşk o gün orada kaldı.
-----------------------
Yıllar sonra görsem onu, yeniden erir mi kalbimin buzu, bilmiyorum,
Bildiğim tek şey, artık hayatımda aşkı istemiyorum.
--------------------------------------------------------------------------

~ 11 yorum: ~
at: 20 Mart 2009 10:15 dedi ki...
Öncelikle paylaştığın için teşekkür ediyorum, hele de şiirselleştirdiğini görünce ne kadar anlam verdiğini bu konuya; anlamış oldum..
Beni anlattın resmen >>>
Öyle sevdim ki, her hareketine anlam verdim,
Bana kızacak olsa, yerin dibine girdim.
Beni sevdi mi, sevmedi mi, bir kere bile düşünmeden,
Sadece ama sadece onu, kendisi olduğu için sevdim.
>> derken.. Süpermiş, cidden gereksiz bi konuymuş.. Aşklar hep ayrı, ayrılıklar hep aynı sanırım :(
at: 20 Mart 2009 10:15 dedi ki...
Ya gerçekten harika anlatmışsın duygularını. Çok etkilendim. Tebrik ediyorum.
at: 20 Mart 2009 10:23 dedi ki...
@HaYaL MeYaL, gerçekten de dediğin gibi sanırım, "Aşklar hep ayrı, ayrılıklar hep aynı."
@NesTal, teşekkür ederim. Yıllar sonra da olsa yüzleşmek güzel geçmişle.
at: 20 Mart 2009 11:58 dedi ki...
Aşk bir tiyatro sahnesi,bazen komedi,bazen duygusal,bazen dram.Unutulmaması gereken tek şey, oyuncular ve rolleri yalan.Ta ki; kalp beynin gördüklerini görene kadar.Gerçek aşklar işte tam o zaman başlar.
Bu güzel yazın için ellerine sağlık Kerim.O günleri senle tekrar yaşadım.Bu kadar güzel anlatılırdı ve sende anlattın zaten.Yüreğine sağlık.
at: 20 Mart 2009 13:03 dedi ki...
Eşsiz yorumun için teşekkürler Momoç.
at: 20 Mart 2009 21:22 dedi ki...
çok doğru anlatmışsın hepimiz aynı şeyleri yaşasak da en büyük aşk bizimki zannediyoruz çnkü damarlarımıza kadar bunu hissediyoruz.
at: 20 Mart 2009 22:14 dedi ki...
ya git de bilem kıymetini ya öl de bilem.
atalarımız biliyor kaçan kovalanır, durursan neden gelmiyor diye o da durur, afallar.
sen küsme derim aşka, aşkın tanımını değiştir kendindeki acı olmasın, peşinden koşmak, reddedilmek, hayata küsmek değil de; birlikte yaşamak, aynı şeylerle mutlu olmak olsun. bunu bulursan..bitmiştir.
at: 20 Mart 2009 22:38 dedi ki...
Çok Güzel Anlatmışsın Gerçekten Çok duygulandım bende.. Nasıl bir yorum yapılır buna bilemiyorum :)
Aşkı hayatımda istemiyorum demişsin benki aşk Hayatıma tekrar gelsin diye neler vermezdim :) ama sanırım aşkı yaşayış vede kaybediş şekline göre isteyip istememek..
Aşkı Göz göre göre kaybetmek olmadı bitti demek yaşadım gördüm demek çok başkaa
ama 2 tarafta severken arada hiç sorun yokken KADERİN yaptığı bir Oyunla Sevgiliyi kaybetmek İnsanın İçinde hep bİR uhtedirr neyse yaa yazın gerçekten çok güzell benide bambaşka biyerlere götürdüüü :)
at: 20 Mart 2009 23:02 dedi ki...
@tatlısukırosu, katılıyorum, herkes kendi yaşadığı oranda anlıyor ve o oranda büyük görüyor aşkı.
@Karakutu, aslında bu bilinçli bir şey değil, evet daha sonra hoşlandığım kişiler oldu, ama hiç kimse için kalbim bir daha hızlanmadı.
@LuCiFerR, haklısın aşkı kaybediş şeklimiz ona bakış şeklimizi etkiliyor. Eğer durum daha farklı olsaydı, sanırım benim aşka bakışım da farklı olacaktı.
Ama ne yapalım ki geçmiş geçmiştir, değiştirmek mümkün değil, en azından anlatıp hikayemi bir nebze olsun rahatladım. :)
at: 20 Mart 2009 23:49 dedi ki...
çok güzel anlatmışsın her şeyi..yüreğine sağlık..
herkesin bir hikayesi vardır ya bu konuda..sen burda belki de herkese tercüme oldun..ilk mısranda sanki kendimi gördüm..
Aşkın varlığına inanmadım hiç bir zaman..Bilmiyorum,belki de aşık olup da karşılığını bulamamaktı beni bu düşünceye sevkeden..
ama yaşadıklarım neticesinde..ARTIK aşka inancım yok..
at: 20 Mart 2009 23:57 dedi ki...
@JoSe_MouRiNHo_61, yaşadığımız aşk tecrübeleri gerek kişiliğimize gerekse aşka bakış şeklimize yön veriyor ve eğer tecrübemiz acı yöndeyse, sendeki ve bendeki gibi insanın aşka yaklaşımı da olumsuz oluyor.
Yorum Gönder