Bugüne kadar bir kaç kez tek seferlik vergilerin çıkartıldığını ve bu vergilerin daha sonra kalıcı vergiye dönüştüğünü görmüştük, hatta vergiden vergi alınır hale bile gelinmişti, ama son vergi artık insanın dayanma sınırlarını zorluyor. Bu ayın başında ülkemiz iki şeyle tanıştı, birincisi %21'lik şirin elektrik zammı, ki "Hükumetimiz elektriğe zam yapmak yerine enerji politikamızı şöyle doğru düzgün bir gözden geçirse daha iyi olmaz mı?" diye sormadan edemiyor insan, ama cevap belli, vur milletin sırtına. İkincisi ise fotoğraf makineleri vb mallara gelen %20'lik şirin ÖTV (Özel Tüketim Vergisi). Bu verginin sebebine gelirsek, sebep İstanbul'un 2010 için Avrupa Kültür Başkenti olarak seçilmesi. Daha doğrusu Avrupa Kültür Başkenti olacak olan İstanbulumuzun yıkık dökük virane halini düzeltebilmek için kaynak sağlanması. Yahu zaten İstanbullular aynen bu gerekçe ile benzini biraz daha zamlı almıyor mu? Alıyor. Eh peki bizim fotoğraf makinelerimizden ne istiyorsunuz? Cevap açık aslında.
(...)
Son bir örnek vereyim şirin vergilerimize, sabit telefonumuzun konuşma bedeli 10 YTL iken, bu konuşmadan alınan vergi toplamı ise 13 YTL. Sanırım bu durumumuzu anlatıyor.
Neyse gelelim başlığımızda belirttiğimiz duruma, işte bu son garip vergiye karşı bir tepki oluşumu var. Bir tür imza kapanyası yani. Siz de http://www.fotografimadokunma.com/ adresine girip bu kampanyaya destek verebilirsiniz.
Bu sitede de belirtildiği gibi fotoğraf makinelerinden alınacak %20'lik ÖTV şu anlamlara geliyor:
- Dünyada bir çok ülkeye göre en pahalısını kullandığımız ürünlere bir yenisinin daha eklenmesi.
- Bir sanat aracı vergilendirilerek bir kültür etkinliğinin finanse edilmesi
- Kullanıcıların garantisiz ürün almaya itilerek mağdur olması.
- Resmi yollarından ithalat yerine bavul ticaretinin desteklenmesi.
- Sermayenin kayıt dışına kayması ve vergi kaybı.

~ 0 yorum: ~
Yorum Gönder