Cumartesi, Şubat 5

Devrim ve zıt kutupları


Image and video hosting by TinyPic

Devrim ateşinin yandığı şu günlerde geçmişin ünlü ve etkili devrimlerine değinmekte fayda var kanımca.

Öncelikle devrimin ne olduğuna değinelim: "Belli bir alanda hızlı, köklü ve nitelikli değişiklik." TDK. Tabi ki devrim sözcüğü devirmekten gelmektedir ve mevcut bir şeyin devrilip yerine yeni bir şeyin getirilmesidir. 

Bizim kastettiğimiz anlamdaki siyasi devrimler ise iki tür altında incelenebilir. Devrim ya halkın mevcut düzene karşı artık dayanma azminin aşılması sonucu bir ayaklanma ve beraberinde gelen mevcut düzenin değişimi olarak aşağıdan yukarıya, ya da düzen içerisindeki belli güç gruplarından birinin iktidarı ele geçirmesi ve mevcut siyasi yapıyı değiştirmesi ve halkı da bu yeni düzene adapte etmesiyle tepeden aşağıya doğru gerçekleşir. 

Tabi devrimin devrim olabilmesi için başarıya ulaşması şarttır. Aksi halde mevcut düzen tarafından isyan olarak nitelendirilecektir. 

Tarihe baktığımızda ise akılda kalıcı ilk devrim olarak Fransız devrimi göze çarpar. 1789 Fransız devriminin ilginç yanı vergi yükünden bunalan halk ile, zenginleşmesine rağmen yönetimde de söz sahibi olmak isteyen burjuvaların ortak hareket etmeleri ve monarşiyi devirerek yerine cumhuriyeti getirmeleridir. Devrimin ateşleyici unsuru olarak Fransız kraliçesi Marie Antoinette'nin söylediği ileri sürülen ünlü "Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler." sözü gösterilir. Tabi bu sözün gerçekliği üzerine pek çok tartışmanın da olduğunu belirtelim.

Bir diğer ünlü devrim ise 1917 Rus Devrimi'dir. Bu devrimde Rusya monarşisi yani Çarlık yıkılarak yerine Sovyetler Birliği kurulmuştur. Bu devrimin ileride dünyayı ne denli etkilediği aşikardır. Bu devrimin ilginç yanı ise iki aşamalı olmasıdır, ilki Şubat Devrimi  ikincisi ise Bolşevik devrimi olarak da bilinen Ekim Devrimi 'dir.

Bir başka ünlü ve kitleleri etkileyen devrim ise Türk Devrimi'dir. Türk devrimi ile hilafetten cumhuriyet yönetimine geçilmiş, demokrasi ve laiklik kabul edilmiştir. Şüphesiz ki bu devrimin en büyük payı Mustafa Kemal Atatürk'e aittir. Onun sayesinde Türk halkı pek çok hakka, çok kısa bir sürede sahip olabilmiştir. Bu halkı Müslüman olan ülkeler içinde de bir ilktir ve ilerleyen süreçte pek çok ülkeye örnek olmuştur. Bu devrimin ilgi çekici yanı olarak tepeden yapılmış olması gösterilir ki, bu nedenle devrimin gerçekleşmesinden sonra devrim sancısı yönünde olaylar yaşanmıştır.


Bahsedilmesi gereken bir başka devrim ise Küba Devrimi'dir. Bu devrimin ilgi çekici yanı onun tarihin en ünlü devrimcisini dünyaya tanıtmış olmasıdır: Ernesto Che Guevara. Che'nin bir anma töreninde çekilen pozu dünyadaki en ünlü resim olma özelliğini de taşımaktadır. Bugün de pek çokları için onun bu resmi devrimin bir simgesidir. Ancak ne gariptir ki Che'nin resimlerini üzerlerinde taşıyanlar ve ona hayranlık duyanlar, onun Küba Devrimi'nin ardından Bolivya'da da bir devrim gerçekleştirmek isterken yakalanıp öldürüldüğünü bilmezler.


Bir diğer ünlü devrim ise İran İslam Devrimi'dir. Ancak bu devrim son derece ilginçtir, çünkü (her ne kadar bazıları tarafından örnek alınsa da) yapılan devrimle mevcut düzen iyileştirilmemiş ve yine baskıcı ama farklı bir düzen ortaya çıkmıştır. Devrimle ülke yapısı anayasal monarşiden, İslam hukukunu ve Şii mezhebi görüşlerini temel alan bir İslam cumhuriyetine dönüşmüştür.

Devrim; özgürlük, hak ve hukuk gibi pek çok kavramı çağrıştırmaktadır. Ancak esas olan yapılan devrim sonrasında nasıl hareket edileceğidir. Bu bakımdan yapılan devrim sonucu eski düzenin yerine getirilen yeni düzen ve bu düzende başa geçenler oldukça önemlidir. Aksi halde devrimin ardından, Bolşevik Devrimi sonrası Rusya'da yaşandığı gibi, milyonlarca kişi ölebilir ve bir korku düzeni kurulup gelen gideni aratabilir. İşte bunlar da devrimin zır kutuplarıdır.

Bugün Tunus ve Mısır'da yaşananlara da ileride değineceğim.

*resmin kaynağı

~ 2 yorum: ~

Ömer Burak Özdemir says:
at: 5 Şubat 2011 15:45 dedi ki...

Biri Devrim mi dedi?

Devrim demek illa bir düzene karşı gelmek demek değildir.Yolsuzluk ya da düzensizlik varsa karşı gelirsin ve yenileşmeye açık olurusun.
Atatürkü taktir ederim büyük zeka.
Che ise de günümüzde gençlerin markalaştırdıgı bir simge halini almıştır.Daha ne oldugunu bilmeden bir marka konumundadır.
En büyük devrimciyi unuttmussun Kerim.
Bana göre en büyük devrimcilerin içinde önce Hz.Muhammet gelir.Kız çoçuklarını diri diri toprağa gömen, yaptığı putlara(helvadan) önce tapıp sonra acıktığında onu geri yiyen bir halkı nerden nerden nereye getirdi.İslah etti.kimilerine En büyük devrimci örneğinde bu sözleri söylediğimde Töbe töbe diyor .Bunu diyenler devrim kelimesinin mahayitini tam anlamamış insanlardır.

Ya yine tutamadım kendimi:s

Adsız
at: 5 Şubat 2011 16:19 dedi ki...

Yine güzel bir yorum Ömer, ancak benim bahsettiğim devrimler siyasi düzenle ilişkili olanlar ve bunu yazıda belirtmiştim, gözünden kaçmış sanırım, yoksa tabi ki her alanda devrim olabilir. ;)

"Unuttun" demişsin, ancak benim ele aldığım devrimler gereği Hz. Muhammed'den bahsetmedim, yoksa onu ve yaptıklarını unutmak mümkün mü? :) Hz. Muhammed'in yaptıkları başlı başına, bir kitap konusu. O sadece bir toplumu değil tüm insanlığı değiştirdiği için bundan çok daha kapsamlı bir konu. :)

Ancak dediğim gibi yine bilgilendirici güzel bir yorum gelmiş. Teşekkürler. :)

+

Contact

Image and video hosting by TinyPic

About the Template

Image and video hosting by TinyPic