Çarşamba, Şubat 23

Bir garip komplo teorisi




Büyüklere masallar tadında bir komplo teorisi anlatacağım sizlere. bakalım beğenecek misiniz?

Yıl: 2004
ABD Başkanı George Walker Bush, G-8 zirvesinde bir projeden bahsetti. İsmi halk arasında Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) olarak bilinen Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Bölgesi ile Müşterek bir Gelecek ve İlerleme için Ortaklık İnisiyatifi (Greater Middle East Initiative veya Partnership for Progress and a Common Future with the Region of the Broader Middle East and North Africa). Bu projenin sınırları batıda Fas'tan başlayarak, doğuda Pakistan'a, Kuzeyde Türkiye'ye ve Güneyde de Aden ve Yemen'e uzanmaktaydı.Projenin amacı ise Müslüman ülkelere demokrasi ihraç etmek ve bu ülkelerin pazarlarının uluslararası sermayeye (daha doğrusu G-8 ülkelerinin sermayederlerine) açılmasını sağlamaktı. Yani amaç bu ülkelerin kaynaklarının ekonomik olarak sömürülmesiydi. Sonraki süreçte projenin kabul edilmediği ve yürürlükten kalktığı açıklandı.

Yıl: 2010
Türkiye Cumhuriyeti Dış İşleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, verdiği bir demeçte "ABD'nin tepkiler üzerine projeyi daha yaygın bir proje haline getirdiğini, bunun ayaklarından birinin de Demokrasi Yardım Grubu olduğunu, Türkiye, Yemen ve İtalya'nın bu projeyi üstlendiğini anlattı. (Ancak Yemen bugün devrim ateşinin yandığı ülkelerden biri.) Davutoğlu sözlerine: ''Türkiye, haritaların ekonomik, kültürel yolla değişmesine taraftardır. Biz, bu bölgelerdeki bütün sınırları yapay görüyoruz. Türkiye-Irak, Türkiye-Suriye, Türkiye-Gürcistan sınırı yapaydır. Daha küçük ünitelere bölerek haritayı değiştirmek değil, daha büyük ölçekli yapılara geçerek haritadaki sınırları anlamsız hale getirmeliyiz. Bunun öncüsü Türkiye olmalıdır. Başkası adına değil, kendi adımıza." şeklinde devam etti.

Yıl: 2011
Tunus başlayan halk isyanı sonunda 23 yıldır bu ülkeyi yöneten Zeynel Abidin Bin Ali, yönetimi bırakıp ülkesinden kaçmak zorunda kaldı. Bu olayı takip eden süreçte bölgede benzer şekilde tek kişi iktidarına sahip olan ülkelerde de halk gösterileri ve isyanlar başladı. Mısır'da yapılan eylemler sonunda 30 yıldır bu ülkeyi yöneten Hüsnü Mübarek yönetimi bırakmak zorunda kaldı. Bugün ise Libya'da halk, 42 yıldır iktidarda olan Muammer Kaddafi'nin yönetimi bırakması için gösteriler düzenlenmekte. Ayrıca Yemen, Lübnan, Umman ve daha bir çok ülkede benzer gösteriler düzenleniyor. (NTV'nin yayınladığı bu isyan haritasından daha detaylı bilgi almanız mümkün) İlginç olan herkesin bu isyan hareketinin devam edeceğinden ve tüm bölgenin bundan etkileneceğinden emin olması. Yalnızca bir kaç ülke hariç. Örneğin Suudi Arabistan. ABD ve Batı ile son derece iyi ilişkileri olan, üstelik krallıkla yönetilmesine karşın hiç bir zaman Batı tarafından eleştirilmeyen Suudi Arabistan'da kayda değer bir gösteri olmadı. Zaten olmasını beklemek de hata olurdu. Çünkü gösterilerin olduğu ülkelerdeki halk yaşam standartlarından hiç de memnun değil. Ayrıca Suudi Arabistan, ABD için son derece stratejik önemdeki bir ülke. (Daha detaylı bilgi için bakınız: Bir ekonomik tetikçinin itirafları 1, 2 ve 3)

Bu arada Hüsnü Mübarek'in devrilmesinin ardından Mısır'a yeni siyasi yapı için bazı çevrelerce Türkiye modeli önerildi, tıpkı BOP'ta ön görüldüğü gibi. Bölgedeki ülkelerin başındaki diktatörler alaşağı edilirken, halk özgürleştiği için seviniyor ve daha demokratik bir yapı istiyor. Örnek olarak Türkiye'yi görüyor. Bu onur verici.

Ancak ilginçtir bölgedeki halk isyanlarının hiç birinde tam bir lider yok. Yani devrim olunca başa kimin geçeceği belli değil. Bu da şu ihtimali doğuruyor. Devrimden sonra bu ülkelerde başa gelen kişiler o ülkeleri uluslararası pazara mı açacaklar, tıpkı BOP'ta ön görüldüğü gibi? Ülkeye G-8 sermayederleri rahatça girebilecek mi, tıpkı BOP'ta ön görüldüğü gibi? Özgürleştiğini sanan halk bu kez bir başka diktatörün hakimiyetine mi girecek? Tıpkı renkli devrimler sonrası Ukrayna, Gürcistan vb ülkelerde olduğu gibi. Bakınız: Bir güç olarak medya, İran olayları ve renkli devrim

Tüm bu süreçte ABD'nin tavrının çok silik olduğu söyleniyor, buna karşın Türkiye diktatörlere isyan eden halkların yanında tavır takınıyor. İyi de zaten kimse ABD'yi sevmiyor, ancak bölge halkları Türkiye'yi seviyor. Bunda tabi ki Türkiye'nin İsrail'e karşı takındığı söylem tarzının da etkisi büyük. Türkiye İsrail'i kıyasıya eleştirirken, bölgedeki ülkelerin liderleri ise İsrail'e karşı sessiz kalıyor. Tüm bunların sonucunda zaten rol model olan ülkemiz devrimci halklara destek vererek o halkların gözünde daha da yükseliyor. Bir yerden tanıdık geldi mi?

Batı bugüne kadar kendisine yakın olmayan yönetimleri eğer o ülkede demokrasi varsa renkli devrimlerle alaşağı edip yerlerine kendisine yakın isimleri getirmişti. Ancak demokrasinin olmadığı yerlerde renkli devrim olamaz. Bu nedenle Batı, Tunus, Mısır, Libya vb ülkelerde renkli devrim yapıp, iktidardaki kişileri Batı yanlısı insanlarla değiştiremezdi. Demokrasinin olmadığı yerlerde ancak gerçek devrimler olur, bunun en iyi yolu da insanları özgür olacaklarına ve daha iyi yaşayacaklarına inandırmaktır. (Denebilir ki "Hüsnü Mübarek Batı yanlısıydı." Evet ancak onun yerine aday gösterilen kişi Muhammed El Baradey ise çok daha Batı yanlısı.) Sonra başa gelen yeni kişilerle masaya oturulur. Ekonomik destek adı altında anlaşmalar yapılır. İlişkiler yeniden yapılandırılır. Çünkü dünya küreselleşmiştir. Sonra bir de bakmışsınız, kimse anlamadan bir proje geçmiş hayata. Üstelik sınırlar değişmeden, insanlar köleleştiklerini bilmeden, bir diktatörü devirip, daha iyi bir hayat süreceklerini zannederlerken.

Goethe'nin de dediği gibi: "Kimse özgür olduğuna inanan birinden daha iyi köle olamaz"

Ah bu arada unutmadan, bu bir komplo teorisi, yaşananlarla gerçekte bir alakası yok tabi ki. ;)

*resmin kaynağı

~ 1 yorum: ~

Ömer Burak says:
at: 23 Şubat 2011 19:11 dedi ki...

Aynen öyle Kerim.Millet, her şeyi medyanın verdiği gibi alıyor.Direk halk ayaklanması sanıyor.Madem sadece halk ayaklanması şu güne kadar nerdeydiniz.Belki direk Bop'u amaçlamış olmayabilirler onun yerine başka isimde az daha değiştirilmiş bir projenin çalışmaları olabilir.Halkın içinden gerçekten demokrasi isteyen yok mu elbette var.Ama birileri basın yayaın yoluyla halkı galeyana getirdi ve mısır kazandı sıra Libya'da Muammer Kaddafi asla pes etmeyeceğini sölüyor vs.Oğlu Süleyman babasının üzerinden siyaset yapıyor.Her ne kadar kaddafi direneceğim dese de senin yuakrıda belirttiğin gibi halk kendinden emin.

+

Contact

Image and video hosting by TinyPic

About the Template

Image and video hosting by TinyPic