
Hepimiz pek çok kez görmüşüzdür çocukluğumuzda. Çizgi filmlerde bir karakter diğerinin beynini yıkamak için uyguladığı en etkin yöntem onun başına her tarafından kabloların sarktığı bir kask geçirmektir. Oysa gerçek dünyada durum biraz daha basit, ancak daha uzun süreli, nasıl mı? Kitlesel iletişim aletleriyle. :)
ABD dünyanın en çok televizyon seyredilen ülkesi olma özelliğine sahip, ancak burada asıl önemli olan televizyon aracılığı ile insanlara neler verildiği. Sürekli olarak fantastik diziler, zenginlerin lüks hayatlarından bahseden garip programlar, talk showlar vb. ABD'lilerin en çok sevdikleri kişilerin talk show sunucuları olduğunu biliyor muydunuz? Bir diğer etkili güç ise Hollywood. Filmler aracılığı ile ABD tarihindeki malubiyetler öyle bir şekilde aktarılır ki halka, sanki malup olunmamış da galip gelinmiştir. Bugün pek çok ABD'li Vietnam'da galip gelindiğini sanmaktadır. Komik mi? :)
Tabi ki zamanla etkinliği artan internet ve cep telefonları da var. İnsanların pek çoğu sosyal paylaşım sitelerinde vakitlerini geçiriyor, ya da cep telefonundan mesaj atıyor. Hatta hemen yanındakiyle konuşmak yerine cep telefonundan mesaj atarak onunla iletişim kuran gruplar bile oluşmaya başlamış. :S
Peki ülkemizde durum nasıl. Bugün her kanalda her akşam iki dizi var, her aile bu dizilerden en az bir kaçını takip ediyor. Evlendirme programları sürekli kısmet buluyor ve kısmet arayanların yaşları her gün düşüyor. Üstelik hemen herkes zengin bir kısmet arıyor. Romantizm mi o da neydi? :D
İnsanlar kendilerini yöneten hükumetin kabinesindeki beş bakanın dahi adını sayamazken, beş ayrı dizideki onlarca karakterin adını ve hikayelerini ezbere biliyorlar. Facebook'u en çok kullanan ikinci ülkeyiz. TV seyretme oranında da durum aynı. Gençler okumak yerine kişiliklerini arıyorlar (?), ama bulamadıkları belli. :) Gerçi okuyanlar da iş bulamıyorlar ya, o da ayrı mesele. :S
Yalnız ABD ile bir farkımız var, onlar tarihlerindeki malubiyetleri filmler ve dizilerle galibiyetmiş gibi aktarırken, bizimkiler galibiyetlerle dolu tarihimizi malubiyete çevirmeye çalışıyorlar. Halk buna tepki gösterince, bu konular tartışılmalı deyip, Batı'yı örnek gösteriyorlar. Ama ne hikmetse karşı tarafın düşüncelerine saygı duymuyorlar.
Peki ortak nokta ne? Halkın dikkati pek çok farklı alana çekiliyor ve halk gerçeklerden uzaklaşıyor. Kimse mecliste ne oluyor vb konulara dikkat etmiyor. Öte yandan siyasiler de kısır çekişmelerden bıkmıyor. Daha önemli konular varken, saçma sapan şeyler tartışılıyor. Dünya ısınıyor, çevre alarm veriyor, yaşam şartları kötüleşiyor, ancak insanlar zombivari olduklarından bunları umursamıyor. Onların en çok umursadıkları seyrettikleri dizlerdeki gelişmeler oluyor.
Neler yapılabilir?
- Yan gelip yatılabilir, şuana kadar yapıldığı gibi.
- Bir dizi açılıp, cips yenilebilir ve obeziteye doğru yola çıkılabilir.
- Hollywood da ne güzel yapıyor şu filmleri denilip, yerli filmlerin korsanı seyredilebilir.
- Ya da insanlığpın gereği, araştırıp soruşturup zihin açıklığına kavuşulabilir.
Keyif de yaşam da sizin, siz karar verin. :)



~ 2 yorum: ~
at: 22 Ocak 2011 13:41 dedi ki...
Medya bu işi çok iyi biliyor. Şuan ki halkçılığın milliyetçilik duygusunu faşistliğe dönüştüren medyadır. Galeyana gelme olayı medyanın yüzünden oldukça kolaydır.Millet siyasetini de medya üzerinden yapabiliyor. Kaldı ki dizilerin getirdiği kültür çok iyi beyin yıkıyor. Örnek verecek olursak eve ayakkabılar ile girme olayı delleniyorum.Biraz konun dışına mı çıktım ne ...
Bu arada yeni teman ve yeni Pr hayırlı olsun...
at: 22 Ocak 2011 18:47 dedi ki...
Ömer yine çok iyi bir mesaj yazmışsın. Kesinlikle şu ayakkabı olayına ben de gıcık oluyorum. Ama hangi yanlışı sayalım, programlar, yayın ahlakı hepsi berbat.
Temanın az biraz işi kaldı, ama beğenmen mutlu etti beni. :)
Yorum Gönder