
Evet iddia ediyorum her eve bir uzaylı lazım. Artık nasıl bulursunuz bilemem. Ama her eve lazım. Zira belki bu sayede insan olduğumuzu hatırlarız. Çok zor ama olsun. :)
Doğru tahmin, bugünkü konumuz uzaylılar ve insanların uzaylı merakı. Öncelikle uzaylılara zerre inanmadığımı belirtmek ve sonra da insanların uzaylılarla ilgili mevcut düşüncelerine dikkat çekmek istiyorum. Bu yaratıklar nedense teknolojik olarak bizden daha gelişmiş, bizden daha zekiler, doğa üstü yetenekleri var (telapati, şekil değiştirmek vb), ama nedense bizden daha çirkinler. Göremedik ki şöyle Megan Fox gibi güzel bir uzaylı. :D
Peki neden? Yani neden daha gelişmişler, belki biz daha gelişmişizdir. Neden doğa üstü yetenekleri var? Bu aslında insanların yaratıcı olmaya imrenmelerinden kaynaklanıyor bence. Yani tıpkı Eski Yunanlılar gibi, Tanrıları tıpkı insana benziyor, ama onlardan çok daha yetenekliler. Uzaylılarda ise durum biraz değişmiş, onlar bizden daha çirkin. Çünkü uzaylılar aşmışlar artık. Dış görünüş değil önemli olan vb durum içindeler.
Aklıma gelmişken, her varlığın dişisi erkeği vardır. Bu bizim uzaylılarda dişi erkek tipleri bire bir aynı, ne iş? :D
Acaba böyle şeyler yaşanıyor mudur?
-Ya Setya ben senden hoşlanıyorum (Telapati ile söylüyor bunu)
-Ne Setya'sı be, ben Mentio'yum.
-Ah pardon. :S
Şimdi uzaylıların olduğuna inanmak ayrı bir şey, bir de onları yaratıcı olarak görmek ayrı. Bazıları uzaylıları dünyadaki yaşamın mimarları olarak görüyor. İlginç, ama anlamadığım bu tarz kişilerin Allah'a inanmak yerine neden uzaylılara inanmayı daha mantıklı buldukları. :O
Bir de, ilk etapta mantıkla açıklanamayan şeyleri uzaylılara bağlayanlar var ya, onlar süper komik zaten. Mısır piramitlerini uzaylılar yapmış, bak sen. :P Bu düpedüz insanoğlunun azmini ve Mısır Firavunlarının gaddarlığını hafife almaktır kardeşim. :)
Ama insanoğlu ilginç varlık nede olsa. Mesela bugün ABD'de Uzay Yolu filmindeki bir uzaylı türünün uydurma dilinde konuşan insanlar olduğunu biliyor muydunuz?
Şimdi vereceğim bilgi ise daha da ilginç. Uyku-uyanıklık arası, yani tam uyanmadan önce (hipnopompik) ve aynı zamanda, uykuya dalmadan önce (hipnogojik) olmak üzere iki bölüm mevcut. İnsanlar bu evrelerde gördükleri rüyaları büyük oranda gerçek zannediyorlarmış. Yapılan araştırmaya göre Japonlar bu evrede kabus görürlerse, bu kabuslarında genelde karşılarında, beyazlar içinde ve siyah uzun saçlı bir kadın (Halka ve Garez filmlerinin ana karakterleri gibi) duruyormuş, çünkü Japon kültüründe baş korku karakteri bu kadın. Amerikalar ise aynı tecrübeyi yaşadıklarında karşılarında duran genelde bir uzaylı oluyormuş. İşte size "Beni uzaylılar kaçırdı." şeklindeki cıyaklamaların nedeni. :)
Bu arada bu eşsiz aldamacayı da sizinle paylaşmalıyım. Bu video ilk yayınlandığında yer yerinden oynamıştı, "İşte uzaylıların gerçek olduğunun kanıtı!" diye bağırmıştı binlerce kişi, ama sonra ortaya çıktı ki bu görüntü çok güzel bir aldatmacaydı sadece. :)
Gelelim başlığın açıklamasına. Hani Hollywood'un o eşsiz mantık yüklü filmlerinde görürüz ya, uzaylılar dünyayı istilaya gelirler, o eşsiz gelişmiş gemileri ile insanlara saldırırlar ve eşsiz derecede bir vahşilikleri vardır. :) Tanıdık geldi mi? Hayır, hayır filmlerden değil, gerçek hayattan tanıdık geldi mi?
Mesela Amerika kıtasının keşfinden sonra İngiliz ve İspanyollar yerlileri insan olarak kabul etmemiş ve sırf kendileri daha gelişmiş oldukları için o yerlileri öldürmeye hakları olduğunu düşünmüşlerdi. Mesela Irak işgalinde ABD'li askerler Iraklılar'ı aşağılamış ve onları zevk için öldürmüşlerdi. Mesela İsrail Filistinliler'i Müslüman oldukları için öldürüyor ve kendisinin seçilmiş olduğuna inanıyor ve daha bir sürü insanlık dışı olay...
İşte bu yüzden her eve bir uzaylı lazım, belki bu sayede insan olduğumuzu hatırlarız. Tek sorun olmayan bir şeyi, yani bir uzaylıyı nereden bulacağımız. :D


~ 2 yorum: ~
at: 17 Ocak 2011 10:37 dedi ki...
Uzaylı kelimesi atfetilen nesneyi itici kılıyor.Uzaylı kelimesi kafalarda dudak bükerek canlanmakta.Lakin benim uzaylı olarak adlandırmayacağım başka canlılarda mevcut olduğuna inanmaktayım.Belki adım ucube olacak.Lakin Düşüncelerim bunu destekliyor.İSlami kaynaklara göre Hz.Süleyman döneminde bir kısım insanların uzaya gidip geldikleri bilinmekte.Sizlerde bilirsiniz ki o dönemde teknoloji akıl almaz derece de ileri de idi. kimileri dünya dışında yaşamayı tervih ettiler.Hatta en son mürşidi kamil olan bir Allah dostunun sözü de aynen şu şekildedir: ébir gün bir uzaylı gelip gidelim derse yok demeyin şeklindedir.Sadece islami kaynak olarak bunları yanlış olur.Bilimsel olarak uzayda yaşam kanıtlarından bir iki tanesini de söleyecek olursak: Marsta akarsu erozyonları bulunmakta.Ayrıca adını hatırlayamadıgım küçük çakıl taşları da bulunmakta.Bilim adamların bu taşların oluşumu için suyun parçalama kuvetinin gerektiğini sölemekteler.Ayrıca toprak analizlerinde bulunan minarellerin bir canlı ekolojisi sonucunda üreyebileceği de belirtilmekte.Bu şu demek marsta kesin hayat var değil, dünyanın milyonlarca yıl süren değişmii marsta da başlamıştır.1.evren,2.evren gibi...Son olarak kerim akrdeşimin belirttiği gibi kimi insanlar uzaylılara tapmakta,Onlar kitaplarında şu şekilde açıklar: zamanında uzaylıların maden ihtiyacı yüzünden yer yüzüne geldikleri ve o dönemde kendileriyle beraber teknolojiyi getirdikleri söylenmekte.Hele de insan ırkından bayanlarla eşleşmişler:D belki şimdi çirkin görünmelerinin sebebi budur:D Bu inanış kısmı saçma olması haktır.Son olarak şunu hatılatmakta fayda var ki Peru'nun Pampa sahilinde arazi üzerinde devasa boyutlarda figürşer çizgilewr vardır. Bunlar ancak tepeden bakınca anlam bulmakta kuş bakısı ile yılan kartal vs resimleri de çok eski yıllarda çizilebilmiş.Bu o dönemin şartlarında imkansızdır.Bu çizilenlerin uzaylıların iniş pisti olarak kullandıkları söylenmekte.
Şükür yorumun sonunu getirebildim :D sonunu bağlayamayacağım diye korktum biran :D
at: 17 Ocak 2011 15:13 dedi ki...
Ömer yorumlarına bayılıyorum, gayet güzel ve bilgi içerikliler. :)
Söz konusu resimleri ben de biliyorum, ancak yine de uzaylı bir varlıkla ilişkilendirmeye karşıyım. :D
Yorum Gönder