Çarşamba, Eylül 8

Eyvah, Eski Dost!


Hani bir söz vardır, "eski dost düşman olmaz" diye. Bunu söyleyenin 21. yy'da yaşamadığı kesin. Çünkü çağımızda yaşasaydı en afilli düşmanların eski dostlardan çıktığını anlardı. :)

Diyelim ki bir gün aklınıza lise arkadaşları ile buluşma ve eskileri anma düşüncesi geldi. Büyük hata, hemen bu düşünceden vazgeçin. :) Ama oldu ya hataya devam ettiniz ve üşenmeden eski arkadaşların hepsine mesaj attınız, tarih ve yer söyleyip, buluşma ayarladınız. Tebrikler başınızı büyük bir belaya soktunuz. Neden mi? Şimdi anlarsınız.

Mesaj attığınız kişi sayısı yirmi iken, buluşma günü baktınız ki gele gele sadece altı kişi gelmiş. Bu duruma üzülmek yerine sevinmeniz gerektiğini bilmelisiniz. Çünkü bu altı kişinin derdi, aslında eskileri anmak değil, vakti zamanında yaşanmış olayların intikamını almaktır. Tabi siz bunun o an için farkında olamayabilirsiniz, ama meraklanmayın az sonra anlarsınız. 

Çünkü sohbet öyle bir hal alır ki herkes bir birine işiyle, eşiyle, bilgisiyle, ya da maddi gücüyle hava atmaya başlar. Sürekli bir laf sokma ve üste çıkma yarışı vardır. Pişmanlık yapışmıştır yakanıza, ben ne halt etmeye bunları çağırdım diye. Ancak iş işten geçmiştir bir kere. Aslında tam bu noktada sizin yapabileceğiniz en akıllıca hareket, tuvalete gitme bahanesi ile kalkıp, arkanıza bile bakmadan kaçmaktır. Ama oldu da kalıp savaşmayı seçtiyseniz bol şans. Çünkü siz de isteseniz de, istemeseniz de o savaşa dahil edilirsiniz.

Laflar yenilir, laflar sokulur ve nihayet akşam olur. Herkes yüzünde sahte bir tebessüm eşliğinde "Ya bir daha yapalım bunu." der, içindense "Oh be ne laflar ettim mosmor oldu, hahah." diye geçirir ve ortamdan ayrılır. Tabi aslında kolay kolay bir daha kimsenin buluşmaya da niyeti yoktur. 

Aslında olayın nedeni çok basittir. Bu kişiler geçmişe takılıp kalmıştır. Onlara göre eğer sizden bir noktada bile üstün olabilirlerse, bu çok büyük bir olaydır. İşte bu yüzden de size laf sokmaya, ya da hava atmaya çalışırlar.

Eğer böyle arkadaşlarınız varsa size tavsiyem, bu kişilerle irtibatı kopartın, güneş gözlüğü takarak dolaşın, güzel bir bayanla (Ya da yakışıklı bir erkekle) tanışın ve İngiltere'ye taşının. Bunları yapamıyorsanız da gidin evde film seyredin. :)

~ 4 yorum: ~

Şaşkın Kedi says:
at: 8 Eylül 2010 14:54 dedi ki...

Çok güzel bir yazı teşekkürler.

Adsız
at: 9 Eylül 2010 07:43 dedi ki...

Elimizden geldiğince işte :)

Adsız
at: 13 Eylül 2010 01:21 dedi ki...

Yazılarınızın birkaçını okudum. Diliniz güzel - akıcı. Ylanız edebi bir yön göremedim. İstemediğiniz için mi konusma dilinde, yoksa başarmak istediğiniz halde başaramaıyor musunuz ?

= Tanrrrıımm! Bi ara delirmek üzereydim. Hayatımda hiçbir yerde yorum yapmakta bu kadar zorlanmamıştım. Bulana kadar öldüm :P =

Adsız
at: 13 Eylül 2010 08:48 dedi ki...

Güzel bir soru sormuşsunuz, edebi olduğuna inandığım yazılarıma Etiketler bölümündeki Felsefe ve Düşünce başlıklarından ulaşabilirsiniz. Beğeneceğinizi umarım. :)

+

Contact

Image and video hosting by TinyPic

About the Template

Image and video hosting by TinyPic