Perşembe, Mayıs 27

Yanılsama


Bir tepenin üstünde ayaktayım, önümde uzanıp giden manzaranın hayranlığıyla dalgınca bakıyorum. 

Hafif bir meltem esiyor sağ yanımdan ve bu meltemle sallanıyor önümde uzanıp giden yemyeşil çayırlar. Parlak bir gökyüzü ve kardan daha beyaz olan bulutlar tamamlıyor bu eşsiz manzarayı. 

Ama benim gördüğüm asıl şey tüm güzellikler içindeki bir başka güzellik. Yani sen. 

O kadar yakındın ki bana, koşsam uzanıp dokunurdum sana. 

Tabi bizi ayıran o engel olmasa. 

Nereden geldiğini ve nereye gittiğini bilmediğim o çit tam ortamızda durmasa.  

Bekledim ilkin, sadece beklemekti becerebildiğim, ben de sabrettim. Sanki o çit kendiliğinden gidecekmiş zannettim. Ayırmadım gözlerimi senden, rüzgarla uçuşup duran saçının tellerinden, yüzünün o aydınlık güzelliğinden. 

Dayanılmaz oldu sonra, bu kadar yakın olup da uzanamamak sana. Saldırdım çite işte o anda. Vurdum, vurdum ve gücümün tükendiği noktada yıkıldım yere, sonra da göz yaşlarına boğuldum. Buğulu bakışlarımla bile sadece seni görüyordum.

Ne kadar daha bekledim orada bilemiyorum,  çaresizce bir çözüm arıyordum, ama bulamıyordum. Düşünmeye başladım sonra, o çiti aşsam ve ulaşsaydım bile ne diyecektim, nasıl açılacaktım ki sana. 

Oysa seni ne çok seviyordum, yüzüne baktıkça ne çok huzur buluyordum. işte bu düşünceyle fark ettim yüreğimdeki korkuyu, yanına varıp da sana seni sevdiğimi söyleyememenin korkusunu. Kalktım sonra yerimden, korkacak hiç bir şeyin olmadığını anladım birden. Yakınında olup da seninle olamamaktansa sana seni ne çok sevdiğimi söylesem. korku uçtu gitti yüreğimden ve önümde uzanıp giden o çitte yok oldu o anda. 

Anladım ki o çiti oraya yüreğimdeki korkuyla koyan bendim, bunca zaman kendi kendimi engellemiştim. 

Bir sevinç kapladı yüreğimi, uçmak istedim sanki, uçmak ve sana kavuşmak. Delice attım kendimi ileriye ve koştum koşabildiğimce. Sana ulaşmak ve seni ne çok sevdiğimi söylemek için. 

Sonunda vardım yanına ve bakarak o güzel gözlerin içine itiraf ettim sevgimi sana.  

Dokunmak için sana ellerimi uzattığım anda, sarsıldı birden her yer. 

Bir çit daha peydah olmuştu aramızda, tıpkı eskisi gibi uzanıp giden, aşılamaz bir çit.

Yıkılmıştım işte o anda, korkularımı yıkıp gelmiştim sana oysa. Ama anladım ki sonra, bu kez bu çiti aramıza koyan ben değildim. 

Sendin.

İşte bu gerçeği anladığımda, son bir kez o güzelliğine bakıp başımı öne eğip gitmekti yapabildiğim. 



-------------------------------------

~ 0 yorum: ~

+

Contact

Image and video hosting by TinyPic

About the Template

Image and video hosting by TinyPic