Cuma, Ekim 16

Arayış - Hüsran





-----------------------------

"Artık her şey hazır." dedi kendi kendine, o küçük ayrıntıyı fark etmesi her şeyi ne kadar da kolaylaştırmıştı. İşte şimdi buna şaşıyordu, plan o anda kafasında aniden oluşmuştu. Zaten her zaman için en iyi planlar hep böyle aniden kafasında oluşanlar olurdu. "Biraz acımasız mıyım?" diye sordu aynadaki yansımasına, sonra da keyifle, "Evet." dedi. Banyodan çıkıp oturma odasına geçti ve televizyonu açtı, bir yarışma programı açıp izlemeye başladı, ama bir sorun vardı. Sude'yi aklından çıkartamıyordu ve bu ilk kez oluyordu.

-----------------------------

Çok garip hissediyordu. Günler o kadar hızlı geçmişti ki, daha ikisiyle de tanışalı ne olmuştu şunun şurasında. Aslında böyle şeylerin sadece senaristlerin uydurması olduğunu zannederdi dizileri izlerken. Oysa şimdi kendisi de aynı durumdaydı. İki erkeğe karşı aynı anda, aynı duyguları hissediyordu.

-----------------------------

Aydın'ı hiç bu kadar neşeli görmemişti arkadaşları, dolayısıyla bir merak içerisindeydiler ve bu meraka daha fazla dayanamayan biri sordu. "Yahu seni yıllardır tanırım, hiç bu kadar neşeli olduğunu görmemiştim. Anlat bakalım nedir sebebi?" Aslında Aydın bu tarz konularda konuşmaktan hoşlanmazdı, ancak bu kez durum başkaydı. Gözlerinin içi gülerek, "Galiba aşık oldum." dedi. Arkadaşları sanki sözleşmişçesine, "Hadi canım!" dediler hep bir ağızdan. Soruyu soran kişi, "İşte kullanmaya değer bir şey!" diye bağırıp, garsonu çağırdı. O akşam Aydın sevdiği kızı anlattı arkadaşlarına, hayatındaki boşluğu dolduran kızı.

-----------------------------

Üç gün sonra, reklam projesinin şirket yetkililerine sunumu öncesi...

-----------------------------

Plan dahilinde hareket eden Talha toplantıdan hemen önce Sude'nin odasına yöneldi. Kendi kendiyle baya hesaplaşmış, ama yıllardır istediği mevkiye gelebilmek için bunu yapması gerektiğine inanmıştı. Üstelik Sude'yi de kaybetmiyordu, yani bir taşla iki kuş. Evet plan aynen uygulanmalıydı.

Bu düşüncelerle Sude'nin odasına girdi, teklifsizce ona yaklaştı ve o daha anlamadan eğilip yanağından öptü. Hemen ardınca da, "Seni seviyorum güzel yüzlü." dedi. "Artık bunu daha fazla gizleyemem."

Sude şoktaydı. Bir süre öylece kalakaldı. Daha kendine gelemeden, Talha "Yanıtını toplantıdan sonra verirsin." dedi. "Sabırsızlıkla bekliyor olacağım." Sonra da odadan çıktı. Tüm bu beklenmedik olayların olduğu anda Sude, Talha'nın yakasına iliştirdiği menekşeyi fark etmemişti bile. 


Planın ilk aşaması tamamlanmıştı. Sıra Aydın'daydı.

Toplantı odasının önüne gelmiş olan Aydın, Talha'yı o sinsi gülüşü ile karşısında gördüğünde bir şeylerin ters gittiğini sezmişti. Talha ona yaklaştı ve gayet ciddi, ama söylediklerinden zevk aldığını belli eder bir tavırla, "Sude'ye karşı olan hislerini biliyorum, ama o beni seviyor, az önce bunu itiraf etti. Seni bir daha onun yakınlarında görmek istemiyorum." dedi.

-----------------------------

Aydın, duyduklarına inanamıyordu. Sude ve Talha, evet daha önce Talha'nın da Sude ile ilgilendiğini fark etmişti, ama onca zamandır Sude ile yaşadıkları ...

-----------------------------

Talha durumun istediği gibi geliştiğinin farkındaydı, Aydın olduğu yerde donup kalmışken o da arkasını dönüp toplantı odasına yöneldi. Eğer istediği olursa toplantı odasında Aydın olmayacaktı ve Sude'nin de kafası çok karışık olacağından istediği her şeyi yapabilecekti.

-----------------------------

Aydın halen aynı yerde aynı şekilde duruyordu, az sonra Sude'yi gördü. Elinde dosyaları ve yakasında bir menekşe çiçeği ile yaklaşıyor ve Aydın'ın gözlerine bakmaktan çekiniyordu. Bu her şeyi izah ediyordu. Aydın, Sude'yi görünceye kadar Talha'ya inanmamıştı, ama şimdi... Sude, tam da o anda ona baktı, Aydın'ın gözlerinden hem öfke, hem de hüzün akıyordu. Daha fazla dayanamadı. Arkasını dönüp yavaşça yürürken ve bu kez Sude aynı yerde durmuş ona bakarken ilerledi. Asistanına toplantıya katılamayacağını, mazeret olarak bir şeyler uydurmasını söyleyip şirketten çıktı. Nereye gittiğini bilmeden yürümeye başladı.

-----------------------------

Sude, az önce Aydın'ın durduğu yerde durmuş ve onun gidişini seyretmişti. Ne olduğunu anlamıştı, Aydın biliyordu, ama nasıl? En önemlisi onu kaybetmişti. Bu düşüncelerle toplantıya girdi.

-----------------------------

Çok yakında Sude'nin aklındaki tüm sorular açıklığa kavuşacaktı, ama ...

-----------------------------

~ 2 yorum: ~

NeS says:
at: 16 Ekim 2009 18:23 dedi ki...

Yaa ama... sı ne şimdi ya çok merak ettim. :) Fazla ara olmasın lütfen. :)

Adsız
at: 16 Ekim 2009 22:52 dedi ki...

NeSTaL, umut ediyorum ki iki güne kadar yeni bölümü de yazmış olacağım, biraz daha sabır. :)

+

Contact

Image and video hosting by TinyPic

About the Template

Image and video hosting by TinyPic