
*resmin kaynağı
Aynı evde yaşayan üç kişiden bahsetmek istiyorum size. Farklı bir ifade ile aynı evde yaşayan üç farklı nesilden.
Şehre tepeden bakan noktadaki bir apartman dairesinde üç kişi yaşamaktadır. Bir Nine, bir anne ve bir genç kız. İşte aynı evin ayrı dünyalarındaki insanları ve bu da onların öyküleri.
Önce dede ayrılmıştır aralarından, sonra baba ve kala kalmıştır üç bayan tek başlarına. Aynı eve sıkışmış, farklı bakış açıları ve yaşantılarıyla.
---------------------------------
Nine namazında niyazında, ömrünün belki son baharında, ama dimdik ayakta. Lakin inatçı mı inatçı bir yapıda. Kendini sıkışmış hisseder bu apartman dairesinde ve zamanının çoğunu geçirir balkonda. Gözleri yaşarır, düşünceler doluşur aklına, ama daha çok hatıralar. Özler çünkü, köyünü, köydeki evini, o evdeki erini ve şimdi de biricik evladını özler. Kocasından sonra onu da kaybetmek ne kadar da ağır geldiğini düşünür ve göz yaşı döker.
---------------------------------
Anne; kocası bir kaç ay önce ölünce yıkılır önce, lakin sırtlanması gereken yükler vardır ve o da sağlam yapılıdır. Toplar kendini ve işine döner, evinde vardır düşünmesi gerekenler. Annesiyle ve kızıyla yaşamaya alışmalıdır ve tabi onsuzluğa. Yıllardır aynı yastığa baş koyduğunun yokluğuna. Her gün bir telaş içinde ve daha çok koşturmakta eskiye oranla. Akşamları geldiğindeyse omzundaki yüklerin ağırlığıyla yatağına düşüp kalmakta. Bir yandan annesini düşünmekte, bir yandansa kızıyla uğraşmakta. İkisinin de gönlünü yapmaya çalışıp bunu başaramamakta.
---------------------------------
Genç kız henüz 17 yaşında ve ergenlik döneminin sonunda. Aklı karışık, çünkü biraz asi, biraz karamsar, biraz üzgün ve biraz da aşık. Babası öldü ne de olsa. Sevdiği ilk adam terk etti onu ve gitti. Onun yokluğunda ve içinde bulunduğu dönemin sonunda artık tek başına, en büyük destekçisinin ve yol göstericisinin olmadığı bu zamanda aklı daha çok karışmakta ve doğru yoldan uzaklaşmakta.
---------------------------------
Aylar hızla geçip gider, ancak bir birlerine yaklaşmak yerine daha da uzaklaşır aynı evdekiler.
---------------------------------
Nine, yine balkonda, artık iyice sıkışmış kendi geçmişine ve adeta orada yaşamakta. Özler, genç kızlık dönemlerini, inek çobanlığı yaptığı, çayır biçtiği, tarla bellediği, dağdan odun kesip getirdiği o günleri özler. Kuşların ötüşünü, yaprakların sesini ve hatta mahalledeki çekişmeleri bile özler ve ömrünün bu son deminde apartman balkonundan kendi geçmişini gözler. Bir zindandır onun için burası ve tek kurtuluşu köyünde olması.
---------------------------------
Anne artık iyice işkoliktir, üstlenmesi gereken yükümlülük ona giderek daha çekici gelmektedir. Çünkü başarılıdır ve kendi yolunu çizebilmektedir. Mevkisi yükselmiş ve otoritesi de beraberinde gelmiştir. İnsanları yönlendirmeye ve yönetmeye alışmaya başlamıştır ve bundan da zevk almaktadır. Akşamları eve gittiğinde de işini bir kenara bırakamamakta ve evi bir nevi otel gibi kullanmakta.
---------------------------------
Genç kız artık ergenlik düşüncelerinin doruk noktasında ve dünyanın ne kadar berbat bir yer olduğunun kendince farkında. Önemsememekte evini, ailesini ve de toplum denilen kesimi. Kokuşmuş düzende asıl olan sadece eğlencenin kendisi. Partiler, yarışlar ve heyecan, işte onun peşinden gittikleri. Evi ise sadece gitmek zorunda olduğu bir nevi hücre gibi.
---------------------------------
Devam edebilir.


~ 3 yorum: ~
at: 4 Eylül 2009 12:10 dedi ki...
Bence de devam etmeli. Kaptırmışım gitmişim kendimi. :)
at: 4 Eylül 2009 15:50 dedi ki...
Hım, bu sözleri hikayelerini zevkle okuduğum senden duymak da ayrı zevk NeSTaL. :)
at: 26 Eylül 2009 13:07 dedi ki...
SELAM HİKAYE YAZDIĞINI NESTALDEN DUYMUŞTUM MERAKLA ARADIM VE BULDUM...TEBRİKLER GÜZEL BİR BAŞLANGIÇ VE DEVAM EDİYORUM..
Yorum Gönder