
"resmin kaynağı"
Geçenlerde bir çalışma için bir ofise ihtiyacımız bulunuyordu, bu nedenle bir kaç arkadaş ofis arama işine giriştik, tabi bunun için önce emlakçılara gittik ve istediğimiz ofis şeklini kendilerine aktardık ve beklemeye başladık.
(Bundan sonrası kafiyeli olacak)

Bir kaç gün sonra emlakçı arar ve halen ofis arayıp aramadığımızı sorar, biz de "Arıyoruz!" deriz ve ertesi gün emlakçıya gideriz. Emlakçı ile biraz konuşur, sonra da ofisleri görmek için aracına bineriz. Lakin gideriz gideriz yol bitmez, emlakçı ara sokaklardan vazgeçmez. Sonunda dururuz bir bina önünde, ama burası bir ofis değil, dairedir neticede. Şaşkınca bakarız önce, sonra "Burası olmaz!" deriz ve bineriz araca yine. Emlakçı "Başka bir yer daha var!" der ve aracı sürer. Lakin hedefe vardığımızda, açıkça bir şok beklemektedir bizi orada, zira emlakçının gösterdiği bina, bir harabe adeta. Bizim şaşkınlığımız iyice artarken ve bu bir tür şakadır sanırken, emlakçı gayet ciddi "Çok iyi yerdir!" deyiverdi.
Biz iyice şaşkınlaşırken ve emlakçı devam ederken, sonunda "Olmaz!" dedik ve derhal oradan uzaklaşıverdik.
Bir başka gün bir iş merkezinde, kiralık bir ofis yazısı gördük ve bakmak için hemen harekete geçtik. Lakin ofisin ne katı belli, ne de numarası, var olan tek şey "Kiralık Ofis" yazısı. Araştırdık, sorduk, sonunda yetkiliyi bulduk. Beyefendiye rica ettik ve ofisi görmek istediğimizi söyledik. Az sonra ofisi gezdik ve açıkçası beğendik, ardından da fiyatı öğrenmek istedik. Beyefendi bir fiyat söyledi gayet sakin, dizlerimizde derman kalmadı lakin. Çünkü verdiği fiyatla villa kiralamak mümkün deniz kenarında. Biz bozuntuya vermedik ve soru sormaya devam ettik, lakin biz sordukça, fiyat da yükseldi anında. Tutamayacağımızı anladık ve hemen oradan da uzaklaştık.
Bir başka iş merkezindeyiz, yeni bir ofis ve biz de peşindeyiz. Ofisin kapısının önüne kadar geldik, ancak içeriye giremedik. Çünkü ilgilenen kişi yoktu ve bu da büyük bir sorundu. Ancak ofisi muhakkak görmeliydik, ancak bunu nasıl becerebilirdik? Derken hemen alt katta ve aynı ebatlarda, lakin içinde çalışanlar bulunan ofislere bakma fikri geçti aklımdan. Ama içeri ne deyip de girecektik, sonuçta insanları da meşgul edemezdik. O esnada alt kata indik ve bir muhasebeci görüverdik. Muhasebecinin ofisi, bakmak istediğimiz ofisin kopyası idi. İşte tam o anda bir arkadaşımın aklına ilginç bir fikir geldi ve fikri uygulamak istedi. Fikir şuydu, kapıyı çalacaktık ve içeriye girip reklam görüşmesi için geldiğimizi anlatacaktık. Arkadaşım görevliyle konuşacak, bense ofise bakacaktım. Aynen plandaki gibi hareket ettik ve içeri girdik. Arkadaşım başladı söze, bense ofisin genişliğine bakıyordum sessizce. Derken arkadaşımın görevli bayana, kendilerinden reklam almak istediğimizi söylediği anda, görevli bayan muhasebecilerin reklam veremeyeceğini söyledi, arkadaşımın parlak fikri de sönüverdi.
Ben gülmemek için kendimi zor tuttum, ama dışarı çıkınca da koptum.
Amatör 007'liğimiz, ancak bu kadar tutmuştu ne diyebiliriz. Neyse ki ofis istediğimiz gibiydi ve çektiklerimize deymişti.İşte bunlar geçti başımızdan, bir yer tutmak ne zor işmiş anladık vesselam.



~ 0 yorum: ~
Yorum Gönder