
(resmin kaynağı)
Sevmek, sevilmek, karşılıklı olarak etkilenmek. Beğenilmenin hazzı, bununla beraber karşılık görememek. Agresiflik, kırıcı olmak ve sonunda da umursamazlık. İşte bu kelimelerin kastettikleri durumların hepsinin yaşandığı bir olay vardır ve bu pek çok kez, pek çok farklı yerde ve pek çok farklı kişinin başına gelmiş bir olaydır.
Buna kısaca aşk üçlemesi adı verilebilir, ancak benim bahsedeceğim olay aşk üçlemesi değil, bir aşk beşlemesidir.
Esas erkek bir bayanı görür ve ondan etkilenir, ancak karşılık bulamayacaktır, çünkü esas bayan da başka bir erkekten hoşlanmaktadır. Bu esnada bir başka bayanın da esas erkekten hoşlandığı gerçeği ortaya çıkar, ancak bu bayandan da bir başka erkek hoşlanmaktadır.
Yani durum çok karışıktır, ortak unsur ise hiç kimsenin hoşlandığı kişiden karşılık göremiyor olmasıdır.
Günler geçer mücadeleler verilir, hoşlananlar hoşlandıklarının gönüllerini kendi sevgileri ile doldurmak için çeşitli yolları denemektedir. Ancak bu durumu daha da kötüleştirir. Çünkü herkes kimin kendisinden hoşlandığını artık bilmektedir ve bu da onların için için böbürlenmeleri demektir. Artık onlara göre, nasılsa yedekte biri beklemektedir. İşte bu düşünce felaketi getirir.
İlgi önce mutlu eder herkesi, ancak bir süre sonra gelir gerçeğin sesi. Herkesin hoşlandığı kişi biraz ümit vermekte, ama esasında başka birini sevmekte.
Kırıcı olmaya başlar her hareket zaman geçtikçe. Hiç kimse hoşlandığı kişiden karşılık görememekte, ama herkes kendisinden hoşlananı da çantada keklik görmekte, işte tavırlar bu zihniyetle değişir ve herkes bir anda agresifleşir.
Ortalık toz dumana bulanır, herkes hoşlandığı kişiden yara alır.
Zaman geçer üzerinden, değişir her şey ta temelinden, artık kimse kimseden hoşlanmamakta ve adeta nefretle bakmakta. Onarılmaz yaralar açılır ve bir zamanlar arkadaş olanların her bir ayrı bir yana saçılır.
İşin tuhaf yanı ise hepsi aynı şeyi istemiş, ama hiç biri istediğini alamamıştır.
Not: Gerçek olaylardan yola çıkılmıştır.
Not 2: Bu olaylarla benim tek ilgim gözlemlemiş oluşumdur.



~ 8 yorum: ~
at: 10 Haziran 2009 21:34 dedi ki...
Kerim abi konuyla alakasız ama msn adresinin alabilirmiyim?
at: 11 Haziran 2009 08:56 dedi ki...
Ufuk belki garip gelecek, ama daha önce de bahsettiğim gibi MSN kullanmıyorum, a.kerim.aydin@gmail.com adresinden iletişim kurabilirsin benimle. :)
at: 11 Haziran 2009 18:56 dedi ki...
Sevgili Kerim cidden güzel bi zincirleme aşk tamlaması yaptın.. Kimin eli kimin cebinde dedim bi ara.. Amaann en iyisimi Allah gönlüne göre versin herkese diyip sıyrılmak bu işten :D
at: 11 Haziran 2009 20:36 dedi ki...
Aynen öyle HaYaL MeYaL. :D
at: 12 Haziran 2009 11:40 dedi ki...
Notları peşin pein düşmüşsün. Tam da soracakken. :) Doğru bir gözlemleme yine. Herkesin başına gelmiş olabilir dimi? :)) Sonuç olarak elde var sıfır. Kimse mutlu olamadı yazııık. :(
at: 12 Haziran 2009 11:42 dedi ki...
Evet NeSTaL, her hangi bir soruya karşı önlemimi önceden alayım dedim. :) Bu olay geçen yıl gerçekleşti ve senin de dediğin gibi en sonunda elde kalan koca bir sıfırdan ibaretti.
at: 2 Temmuz 2009 21:40 dedi ki...
kerim bunu bi yerlerden biliyorum galiba ;)))
sonuç sözcüğü şu olsa iyi olabilirdi: aza kanaat etmeyen çoğu hiç bulamaz :))))))
kazım
at: 3 Temmuz 2009 08:32 dedi ki...
Evet Kazım, doğru bir tespit. :)
Yorum Gönder