
İyilikten maraz doğar. Bu söz son bir yılımı özetler nitelikte. Bu kadar hakikatli bir söz de çok az bulunur kanımca.
İnsan iyi olmak istese bile çevresindekiler bırakmıyor ki. İyilik varmış dünyada, yalanın en büyüğü bu, kötülük ele geçirmiş düzeni, devir kötünün devri. İyi isen ya safsın, ya salak, üstüne basılıp yukarı çıkılacak bir basamak. Kime iyilik yapsan, o kişi iyiliklerini değil de, istediği bir şeyi yapmadığında işte onu hatırlar.
Aile, arkadaş ve çevre. Bu üçlemede sıkışmış ömür. Seni kollar dediğin böğrüne bıçağı saplar. Sığınacak yer yoktur. Kötü pohpohlanır, iyi azarlanır sadece.
Göz önünde olanın etrafını sararlar, sineklerin pisliği sardığı kadar. Kokuşmuşluk kaplar etrafı, yavaşça içine sızar.
En küçük detayda bencillik vardır, en küçük detaydan iki yüzlülük akar.
Mutlu olduğun anlar, sonra senden misliyle çıkar.
Kimin neyi, neden yaptığını anlayamaz olursun, şuurunu aptallık kaplar. Çıkar çatışmaları içinde geçer ömür, ta ki son nefese kadar.
Kaçmak istersin bırakmazlar. Ne onlarla, ne onlarsız. Çünkü doğumundan ölümüne hep etrafındadır onlar.
Artık canına tak eder, resti çekersin, onlar gibi olmak ister, ama beceremezsin.
Düzene de, düzene göre gidenlere de küfreder, ne kendin ne de onlar gibi olabilirsin.
Sadece arafta gezen birisin. Ama kendin gibi bir kişinin dahi olduğunu bilsen, işte buna değer dersin.


~ 2 yorum: ~
at: 5 Mart 2009 10:18 dedi ki...
Aile, arkadaş ve çevre. Bu üçlemede sıkışmış ömür,
Doğru söze ne denir :((
Oldukça karamsar, bi o kadar güzel :)
at: 5 Mart 2009 11:01 dedi ki...
Teşekkürler. :)
Tecrübelerim (artık tecrübem olduğu kadar) maalesef bunları gösterdi bana, ama neyse ki az da olsa sevdiklerim var da, yaşamı çekilir kılıyorlar.
Yorum Gönder