
LOST tutkusu nasıl anlatılır ki?
Dünyayı kasıp kavuran, insanlara kafayı yedirten ve meraktan deliye döndüren bu diziyi anlatmanın en kolay yolunun, bir LOST fanatiğinin (ki bu bendeniz oluyorum) LOST'un yeni bölümünü izlerkenki yaşadıklarını göstermek olduğunu düşündüm.
İşte size bazı insanlar için sıradan olan, ancak bir LOST fanatiği için asla sıradan olmayan/olamayan bir perşembe gününde yaşadıklarım. Muhtemeldir ki pek çok LOST fanatiği de aynı şeyleri yaşamakta.
Her perşembe günü öğleni, eğer ki ders veya önemli başka bir şey yoksa, LOST'un yeni bölümünü indirmeye başlarım. Bu zaman dilimi eğlencelidir, çünkü bir yandan yeni bölüm inerken bir diğer yandan keyfime diyecek yoktur.

Daha sonra dizinin Türkçe alt yazısının çıkmasını beklerim. Bazen alt yazının çıkması gecikebilir. İşte bu gecikme dönemlerinde beklemek sıkıcı olur.

Eğer alt yazının gecikme süresi daha da uzarsa, bekleme aşaması ızdırap haline gelir. Geçen bu sürede: "Ülen şu ingilizceyi dersler yüzünden değil de LOST yüzünden öğreneceğim." gibi uçuk fikirler de zihinde yolculuk yapabilirler.

Ancak en sonunda alt yazı hazır hale gelir. İşte o an da duyulan mutluluk anlatılmaz yaşanır. Adeta dünyalar benim olmuştur. Sanki dünya barışı sağlanmış, piyangoda büyük ikramiye bana isabet etmiş, ya da Trabzonspor şampiyon olmuştur, mutluluk doruk noktadadır, çünkü yeni bölüm artık seyredilmeye hazırdır. (Bu arada Türkçe alt yazıyı hazırlayanlardan da Allah razı olsun, onlar olmasa halimiz ne olurdu?)

Yeni bölümü seyretmeye başlayınca gözlerim bir an olsun ekrandan ayrılmaz, çünkü dizinin her anı, her sahnesi ayrı bir öneme haizdir.

Eğer ben yeni bölümü seyrederken ses çıkarma cürretinde bulunabilenler olursa, en nazik (?) şekilde kendilerini uyarırım, resimde de görüldüğü üzere.

... ve kaçınılmaz son, yeni bölüm biter, artık seyrettiğim bölümü sindirme zamanıdır. Akılda kalan sahnelere yeniden döner ve tekrar tekrar seyrederim. Hemen bunun ardından da "acabalar" başlar; acaba gelecek bölümde ne olacak, kim ölecek, kim kalacak vb.

Bir dahaki perşembeye kadar da LOST ile ilgili olan siteler takip edilir ve diğer LOST fanatiklerinin paylaşımları incelenir.
http://www.lostfan.net/
İşte bir LOST fanatiğinin yeni bölüm duygusal dönüşümlerini gördünüz.

Dünyayı kasıp kavuran, insanlara kafayı yedirten ve meraktan deliye döndüren bu diziyi anlatmanın en kolay yolunun, bir LOST fanatiğinin (ki bu bendeniz oluyorum) LOST'un yeni bölümünü izlerkenki yaşadıklarını göstermek olduğunu düşündüm.
İşte size bazı insanlar için sıradan olan, ancak bir LOST fanatiği için asla sıradan olmayan/olamayan bir perşembe gününde yaşadıklarım. Muhtemeldir ki pek çok LOST fanatiği de aynı şeyleri yaşamakta.
Her perşembe günü öğleni, eğer ki ders veya önemli başka bir şey yoksa, LOST'un yeni bölümünü indirmeye başlarım. Bu zaman dilimi eğlencelidir, çünkü bir yandan yeni bölüm inerken bir diğer yandan keyfime diyecek yoktur.

Daha sonra dizinin Türkçe alt yazısının çıkmasını beklerim. Bazen alt yazının çıkması gecikebilir. İşte bu gecikme dönemlerinde beklemek sıkıcı olur.

Eğer alt yazının gecikme süresi daha da uzarsa, bekleme aşaması ızdırap haline gelir. Geçen bu sürede: "Ülen şu ingilizceyi dersler yüzünden değil de LOST yüzünden öğreneceğim." gibi uçuk fikirler de zihinde yolculuk yapabilirler.

Ancak en sonunda alt yazı hazır hale gelir. İşte o an da duyulan mutluluk anlatılmaz yaşanır. Adeta dünyalar benim olmuştur. Sanki dünya barışı sağlanmış, piyangoda büyük ikramiye bana isabet etmiş, ya da Trabzonspor şampiyon olmuştur, mutluluk doruk noktadadır, çünkü yeni bölüm artık seyredilmeye hazırdır. (Bu arada Türkçe alt yazıyı hazırlayanlardan da Allah razı olsun, onlar olmasa halimiz ne olurdu?)

Yeni bölümü seyretmeye başlayınca gözlerim bir an olsun ekrandan ayrılmaz, çünkü dizinin her anı, her sahnesi ayrı bir öneme haizdir.

Eğer ben yeni bölümü seyrederken ses çıkarma cürretinde bulunabilenler olursa, en nazik (?) şekilde kendilerini uyarırım, resimde de görüldüğü üzere.


... ve kaçınılmaz son, yeni bölüm biter, artık seyrettiğim bölümü sindirme zamanıdır. Akılda kalan sahnelere yeniden döner ve tekrar tekrar seyrederim. Hemen bunun ardından da "acabalar" başlar; acaba gelecek bölümde ne olacak, kim ölecek, kim kalacak vb.

Bir dahaki perşembeye kadar da LOST ile ilgili olan siteler takip edilir ve diğer LOST fanatiklerinin paylaşımları incelenir.
http://www.lostfan.net/
İşte bir LOST fanatiğinin yeni bölüm duygusal dönüşümlerini gördünüz.




~ 5 yorum: ~
at: 16 Nisan 2009 21:24 dedi ki...
Bende bir fanatik olarak sana katılıyorum. :) Ben kaydetmiyordum 4. sezon bitene kadar. Netten direkt seyrediyordum ama önce yüklüyordum ki, takılmadan izleyeyim. Her seferinde önce iki bölümü yüklerim yeterli gelecekmiş gibi. Sonra tüüh ya keşke bir bölüm daha yükleseydim derim. Sonra beklemeden bir bölüm daha izlerim bunu 4 bölüme kadar çıkarmışlığım vardır. Her seferinde sonra ne olacak acabası ve heyecan içinde istemeyerek de olsa izlemeyi burada keserim. :))
at: 16 Nisan 2009 21:26 dedi ki...
Kesinlikle bir bağımlılık oluşturuyor :D
at: 16 Nisan 2009 22:00 dedi ki...
Ben izlemiyoum ama herkes öneriyor birgün izlemeye başlıyacağım...
at: 16 Nisan 2009 23:45 dedi ki...
Eğer bir kez başlarsan bırakabileceğini zannetmiyorum Ufuk. ;)
at: 26 Nisan 2009 16:57 dedi ki...
kesinlikle katılıyorumm...bende LOST manyağıyım.:D ve her perşembe bende aynı şeyleri yapıyorum hatta bazen daha da abartılı olabiliyorum...:):) bu yüzden duygularımıza tercüman olduğun için sana teşekkür ederim...:D
Yorum Gönder