Cuma, Ocak 30

Davos Krizi ve Türkiye



Bilmeyen yoktur artık dün gece (29 Ocak 2009) yaşananları. Davos'da gerçekleştirilen Dünya Ekonomik Forumu'nda düzenlenen Gazze konulu panelde Recep Tayyip Erdoğan, İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres ile hararetli bir tartışma sonucunda paneli terketti.

Öncelikle şunu belirteyim, bu yazı Recep Tayyip Erdoğan'ı savunmak ya da yermek için değil durum değerlendirmesi yapmak için yazılmıştır.

Tekrar konuya dönelim, Erdoğan paneli terk etti, ancak terk etme nedeni Şimon Peres'in garip tavrı değil modaratör, yani toplantı başkanının kendisine söz hakkı vermemesiydi. Şimdi konuyu değerlendirmeden durumu bir daha gözden geçirelim. Erdoğan ilk bölümde İsrail'in operasyonu sonucu Gazze'de 1000'ni aşkın sivilin öldüğünü söyleyerek İsrail'e yüklendi. Daha sonra söz alan Peres ise Recep Tayyip Erdoğan'ı Hamas'ı desteklemekle itham etti, üstelik üslubu bu tarz panellerde görülmeye hiç alışık olunmayan bir türdeydi. Konuşması boyunca tek muhatabı olarak Erdoğan'ı gördü ve zaman zaman ona dönerek yüksek sesle konuştu. Daha sonra da Erdoğan Peres'e yanıt verirken toplantı başkanı Erdoğan'ın sözünü keserek paneli bitirmeye çalıştı. Bunun üzerine de Erdoğan paneli terk etti. Genel özet bu. Konuşmaların detayına buradan, görüntüsüne ise buradan ulaşabilirsiniz.

Şimdi değerlendirmemize geçelim:

Öncelikle Hamas bir terör örgütü mü yoksa bir siyasi parti mi olduğuna karar vermeli. Zira onun yaptığı saldırıların bedelini siviller ödüyor. Bu konuda Türkiye'nin Hamas'ı desteklemesi hiç mantıklı olmaz, olamaz. Çünkü Hamas terör örgütleri listesinde yer alıyor. Siz Hamas'ı desteklerseniz yarın PKK ile olan mücadelede sizi kim destekleyecek?

Gelelim İsrail'e, İsrail zaten uluslararası hukuku tanımayan, ABD'nin kayıtsız desteği ile mahallenin şımarık çocuğu gibi hareket eden ve çoluk çocuk demeden Filistinlileri hunharca öldüren bir politika güdüyor. Kimse de bunun karşısında ses çıkarmıyor. İlk kez bu kadar sert bir üslupla karşı çıkan Erdoğan oldu. Ancak şu unutulmamalı ki, Erdoğan'ı sevin ya da sevmeyin, o panelde Peres'in muhatabı aslında Erdoğan'ın şahsı değil, Türkiye Cumhuriyeti'ydi. Erdoğan Davos'ta Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak bulunuyordu ve gerek Peres'in davranışları, gerekse toplantı başkanının tavrı Türkiye Cumhuriyeti başbakanına yapılmıştır.

Bir kesim Erdoğan'ın verdiği tepkinin diplomasi çerçevesinden çıktığını ve yanlış olduğunu iddia ediyor. Aslında diplomasi teamüllerine aykırı olan esasında Peres'in tavırları, yani ortada diplomasi teamülleri diye bir şey zaten kalmamıştı.

Söz konusu olaydan sonra yapılan yorumlardan bazıları Türkiye'nin Filistin'i neden bu kadar önemsediği yönündeydi. "Arapları korumak bize mi düştü?" diyenler bile oldu.
Birincisi Arap ya da değil, Filistinliler bizim dindaşlarımız. İkincisi bir zamanlar o toprakları biz yönetiyorduk. Üçüncüsü siz kendinizi küçük görürseniz, herkes sizi küçük görür.

Türkiye büyük bir devlet midir? Bölgesinde evet. Türkiye gücünün farkında olmaz ve kendine güvenmezse, teşbihte hata olmaz, şamar oğlanına döner. Türkiye'nin yüzünü sadece Batı'ya dönme ve bölgesine gözlerini kapama gibi bir lüksü yoktur. Pasif, korkak ve adeta aşağılık sendromu yaşayan kişiler bu durum karşısında eyvah diyebilirler, ancak şu bilinmelidir ki aslını inkar edenler her zaman kaybederler.

Farklı bir görüş olarak da Türkiye'nin İsrail'le ilişkilerini kesmesini isteyenler var. Devletler arası ilişkiler öyle anlık duygu ve düşüncelerle belirlenemez. Bir devletin bir başka devletle ilişkilerini kesmesi için çok büyük bir nedenin söz konusu olması gerekir.

Sözün özü, Erdoğan yapılması gerekeni yapmıştır, ancak Hamas'ın desteklenmesi konusunda Türkiye'nin bir karar vermesi lazımdır ve bu yönde adımlar atılmaya başlanmıştır. Hamas bir terör örgütü gibi hareket etmeye devam ederse Türkiye'nin desteğini daha fazla arkasında hissedemez.

Türkiye bölgesinde ve dünyada sözü geçen bir ülke olmak istiyorsa gücünün farkında olmalı ve bu yönde hareket etmelidir.

~ 1 yorum: ~

Adsız
at: 16 Ocak 2010 20:02 dedi ki...

Hamasın yaptığı eylemler öyle bir noktaya geldiki yaptıkları her eylemden İsrail kar etmeye başladı. Meseleye uzaktan ve objektif izleyen biri sanki Hamas İsrailin maşasıymış izlemine kapılması çok normal bir durum oldu. Bu noktada ya Hamas kendine çeki düzen vericek yada Türkiye kime destek vericeğini tekrardan gözden geçirmesi gerekecek yada bölgede biraz daha kozlarını ele geçirmek istiyorsa Türkiye ergenekonvari oyunlar oynamaya başlayacak şunu düya çok iyi biliyorki İsralin pkk ilişkisi çok açık buna karşılık Türkiyenin Hamas ilişkisi tekrardan belirlenebilinir ama sadece platform olarak deil işin içine biraz daha detaylı girerek belki söylediklerim pek demokrasi ve uluslararası hukukla bağdaşmayabilir ama işin gerçeği bu !!!

+

Contact

Image and video hosting by TinyPic

About the Template

Image and video hosting by TinyPic