Zaman denen kavram ne garip. Çile gibi saniyeler, yıllar ise saniye gibi geçip gider. Üç yıl oldu, koskoca ve kısacık üç yıl. Bu zaman zarfında neler yaşandı, neler değişti. Ben değiştim, çevrem değişti. Ne idim, ne oldum ve ne olacağım?
Dün gibi sanki başladığım gün. Kapıdan içeri çekinerek girmiştim. Yüreğim atarak, heyecanlanarak izlemiştim. Sonra onlardan biri oldum, onlar gibi aynı iş için ter döktüm.
Şimdi çıkıyorum o kapıdan. Tekrar gireceğim belki, ama aynı olmayacak hiç bir zaman.
Sevmek, adamak kendini, sahip çıkmak ve devretmek. Emanetçilik bilincinde aldığını geliştirip, büyüterek teslim etmek. Hüzün sevinç dememek, hepsini bir kalemde silebilmek. Ben değildim hiç bir zaman, biz vardık. Kırılsam da, gücensem de, sevinip hemen ardından sinirlensem de, hepsi bir şey içindi ve şimdi sadece huzur var.
Gidiyorum sadece, içimde bir boşluk ve huzur denen hisle.
"Memnun isen eğer halinden, o halde okunsun bu cemalinden, zannetme ki sade sen varsın, ancak biz isek anlam taşırsın, inanırsan kendine ve bize, karşında cihan olsa durmazsın."


~ 0 yorum: ~
Yorum Gönder