Aydın kelimesinin TDK sözlüğündeki tanımı: Kültürlü, okumuş, görgülü, ileri düşünceli (kimse).
Şimdi günümüzdeki durumu ve bu tanım çerçevesinde “Aydın” kavramını inceleyelim.
Birileri çıkıyor kendi kendilerine aydın sıfatını yakıştırıp ülke gündemi için yorum yapıyorlar, bir başkası çıkıyor kendi alanı olmayan bir konuda, üstelik bir milletin tümünü bağlayan, ülke çıkarlarının yanında insanlığın da söz konusu olduğu bir konuda sanki mahalle kahvesinde sohbetteymişçesine yorum yapıyor ve bu topraklarda 1.500.000 Ermeni ve 500.000 Kürt katledildi diyor, yine bir başkası yazdığı kitapta Türklüğü bir karakter vasıtası ile aşağılıyor ve bunun kitabındaki bir karakterin görüşü olduğunu ileri sürüyor, yani hayali bir görüş.
Şimdi ilgi çekici olan bu kişiler ne yaparlarsa yapsınlar belirli bir medya çevresince sürekli destekleniyorlar. Ermeni soykırımı yaptığımızı ileri süren kişi yargılanıyor AB’den ipini kopartan Türkiye’ye geliyor, düşünce özgürlüğünün kısıtlandığını ileri sürüyor, ancak İsviçre’de, Fransa’da “Ermeni soykırımı yapılmamıştır.” demek suç kapsamına alınıyor, sadece bu sözü söyleyenler bile hapse mahkum ediliyor, ama ne bizim basınımız bu iki yüzlülükle yeterince ilgileniyor ne de AB’den ses seda çıkıyor. AB’den herhangi bir temsilci geldiğinde hemen bu Aydınlarımızı(!) ziyarete gidiyor, onları hiç ihmal etmiyor.
Öncelikle sorulmalıdır ki, bir kişi nasıl oluyor da kendisini aydın olarak ilan edebiliyor? Bu alelade bir kavram mıdır ki her önüne gelen kendisine aydın diyebilmektedir? Tanımımızda “kültürlü, okumuş, görgülü ve ileri düşünceli” diyor. Bir insan okumuş olabilir, görgülü de olabilir, kültürlü de olabilir ama ileri görüşlü olduğunu nasıl kanıtlayacaktır? Kaldı ki bir aydın halkının menfaatlerini değil de başkalarının menfaatlerini savunuyorsa o nasıl bir aydındır. Aydın sıfatını kendi kendine yakıştıran bir kişi kendi alanı dışında hiç bilgisi olmadığı bir alanda yorum yapabilir mi? Gerçek bir aydın bilgisi olmadığı bir alanda yorumdan kaçınacaktır. Çünkü bilmediği bir konuda yorum yapabilecek kadar kapasitesi olmadığını, yorum yaparsa bunun yanlış olacağını bilir. Her şeyden önce gerçek bir aydın kendi kendisine nasıl aydın sıfatını yakıştırabilir? Aydın diyebileceğimiz kişi halkının gelişmesi için çabalar, bu gelişimde halkına yol gösterici olur. Halkını hiç yapmadığı bir şeyle suçlamaz, halkına hakaret etmez.
Ancak biliyoruz ki ülkemizde çok büyük bir kavram karmaşası ve çok garip bir medya sistemi söz konusudur. Her önüne gelen kendini istediği gibi nitelendirse de esas önemli olan kendi kendine yakıştırdığı sıfat değil gerçekte olduğudur.
Gerçek aydınlarımızın ruhları şad olsun. Onları saygı ve rahmetle anarken bu sahte aydınlar sayesinde değerlerini daha fazla anlıyoruz.


~ 0 yorum: ~
Yorum Gönder